Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın dosyada bulunan ikamet adresine tebligat yapılmayarak şirket adresine yapılan tebligatın usulsüz olduğu ve öğrenme üzerine yapılan temyizin süresinde olduğu kabul edilerek, mahkemenin 19/10/2007 tarihinde verilen temyiz talebinin reddi kararının kaldırılarak mahkumiyet kararının yapılan incelenmesinde;
20.12.2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı "Çek Kanunu" ile 3167 sayılı "Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun" yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde yeniden düzenlenmiş olduğundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7.maddeleri de gözetilerek, sanığın hukuksal durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.