Mahkûmiyet

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanığın karar tarihinde hükümlü olmakla birlikte Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle izinli olduğu dosya kapsamından anlaşılmakla, idari iznin Türkiye sınırları içinde seyahate ve sanığın Aydın İlindeki duruşmasına katılmasına engel teşkil etmediği göz önüne alındığında, Tebliğnamedeki sanığın yokluğunda karar verilmesi nedeniyle bozma isteyen düşünceye iştirak edilmeyerek ve sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun, 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 2 53... . maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesine ilişkin 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Bozmaya uyularak yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2025 tarihinde karar verildi.