Davacının davasının reddine, temyize konu müdahil ... ve ...'nün davasının kabulüne, müdahil ...'nin davasının kısmen kabulüne
Taraflar arasındaki kadastro davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacının davasının reddine, temyize konu müdahil ... ... ve ...'nün davasının kabulüne, müdahil ...'nin davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 895,896,985,1382,1595,1599,1605,1667,1814,18 15... parsel sayılı muhtelif yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek, malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir.
Davacı ... vekili tarafından, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak Hazine, ... Köyü Tüzel Kişiliği, ... ve arkadaşları aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası, davaya konu taşınmazlar hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Kadastro Mahkemesinde, kadastro tutanağı ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sırasında ..., dava konusu 1814 parsel sayılı taşınmaz hakkında irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak; ... ..., dava konusu 1815 parsel sayılı taşınmazın 2/7 hissesinin kendisine ait olduğunu ileri sürerek; ..., dava konusu 1595 parsel sayılı taşınmaz hakkında satın alma, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmıştır.
İlk Derece Mahkemesinin verdiği karar Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 02.10.1995 tarihli ve 1995/5542 Esas, 1995/5517 Karar sayılı kararıyla bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "Taraflardan dava konusu taşınmazları bilen yaşlı tanık göstermelerinin istenmesi, önceden dinlenen bilirkişiler ile taraflarca gösterilecek tanıklar ve tespit bilirkişileri hazır edilmek suretiyle yerinde yeniden keşif yapılarak, her bir taşınmazın kimden intikal ettiği, zilyedinin kim olduğu, zilyetliğin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi, tümünün ... 'tan gelmesi halinde terikesinin mirasçılar arasında taksim edilip edilmediğinin bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı sorulup saptanması, komşu parsellerin kadastro tutanakları ve dayanakları getirtilip bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğunun denetlenmesi, 1 62... tahrir numaralı vergi kayıtlarının gereği gibi yeniden yerlerine uygulanarak hangi parselleri kapsadıklarının kesin olarak belirlenmesi ve kayıtların başka parsellere revizyon görüp görmediklerinin Özel İdare ve Kadastro Müdürlüğünden sorulması, 162 tahrir numaralı vergi kaydının 985 sayılı parsele, 217 tahrir numaralı vergi kaydının da 1667 sayılı parsele aidiyetlerinin saptanması halinde güney sınırlarının çayır (mera) okuduğu gözetilerek bitişikteki taşınmazların öncesinin mera olup olmadığı ya da meraya el atılmasının söz konusu olup olmadığının araştırılması, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmesi" gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak, yapılan yargılama sonunda; "...895 parsel numaralı taşınmazın ...'a ait iken ... tarafından satın alındığı ve halen ... mirasçıları tarafından kullanıldığı, 896 parsel numaralı taşınmazın ...'a ait iken kendisinden ... tarafından satın alındığı, 985 parsel numaralı taşınmazın öncesinin ..., ... ve ...'ye ait iken ... tarafından satın alındığı ve onun ölümü ile de mirasçılarına intikal ettiği, dava konusu 1382 parsel numaralı taşınmazın, EÜAŞ tarafından kamulaştırıldığı, kamulaştırılan taşınmazın üzerine ... 'nden çıkan küllerin döküldüğü, kül dökme alanı olarak kamulaştırılan parsellerin çok büyük bir alanı kapsadığı, taşınmaz başında keşif icra edilmeye çalışılmışsa da taşınmazın sınırlarının neresi olduğu, taşınmazın tam olarak nerede olduğu, nerede başlayıp nerede bittiğinin tespit edilemediği, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından taşınmazın dava tarihi itibari ile kimin kullanımında ve zilyetliğinde olduğunun net bir şekilde tespit edilmesinin mümkün olmadığı ayrıca keşif sırasında veya yargılama aşamalarında dava konusu 1382 parsel numaralı taşınmaza yönelik hak iddia eden kimse olmadığı, davacının dava dilekçesinde adı geçen diğer mirasçılarından da dava konusu taşınmaza yönelik herhangi bir talebinin olmadığı, taşınmazın mülkiyetinin Hazine adına tespitine karar verilmesinin uygun olacağı kanaatine varıldığı, 1595 parsel numaralı taşınmazın öncesi ...'a ait iken sağlığında ...'ye sattığı ve zilyetliğini devrettiği ve halen mirasçıları tarafından kullanıldığı, 1599 parsel numaralı taşınmazın ...'e ait iken onun ölümü ile mirasçılarına intikal ettiği, 1605 parsel numaralı taşınmazın öncesinin ...'e ait iken ...'e sattığı ve dava tarihi itibari ile ...'in zilyet ve tasarrufunda olduğu, 1667 parsel numaralı taşınmazın öncesinin ...'a ait iken onun ölümü ile mirasçılarına intikal ettiği, 1814 parsel numaralı taşınmazın 15/40'ı tapulu ve 10/40'ı zilyetlikten olmak üzere 25/40'ını ... mirasçılarına, 15/40'ının ise ... mirasçılarına ait olduğu ayrıca bilirkişi raporları ile dere yatağı olarak tespit edilen kısımların haritasında dere yatağı gösterilerek tapudan terkinine karar verilmesi gerektiği, 1815 parsel numaralı taşınmazın dere yatağı dışında kalan kısımlarında ... ... ve ... mirasçılarının payları olduğu, ... ...'ın dava konusu 1815 parsel numaralı taşınmazın adi yazılı senet ile satın aldığının sabit olduğu, 1833 parsel numaralı taşınmazın ... malı iken ...'a ait 700 parsel numaralı taşınmaz ile takas ettikleri, dava tarihi itibari ile taşınmazın ...'a ait olduğu ancak daha sonra takas bozulduğundan dolayı ... mirasçılarının taşınmazın kendi adlarına tescil edilmesini talep ettikleri, yapılan değerlendirmede dava tarihi itibari ile takasın geçerli ve sabit olduğu bu durumun taraflarca da kabul edildiği, sonradan ortaya çıkan sebeplerin dava konusu edilmesinin mümkün olmadığı ayrıca ... mirasçılarının ... numaralı parselin adına tespit yapılan ...'a yönelik herhangi bir davası olmadığı..." gerekçesiyle davacının davasının sübut bulmadığından reddine, temyize konu müdahil ... ... ve ...’nün davasının kabulüne, müdahil ...’nin davasının kısmen kabulüne, dava konusu 895 parsel numaralı taşınmazın miras payları oranında ... mirasçıları adına malik hanesi doldurularak tarla vasfıyla tapuya tesciline, 896 parsel numaralı taşınmazın miras payları oranında ... mirasçıları adına malik hanesi doldurularak tarla vasfıyla tapuya tesciline, 9 85... parsel numaralı taşınmazların miras payları oranında ... mirasçıları adına malik hanesi doldurularak tarla vasfıyla tapuya tesciline, 1382 parsel numaralı taşınmazın Elektrik Üretim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü adına tarla vasfıyla tapuya tesciline, ... numaralı parselin mülkiyet hakkının Hazine lehine doğmuş olduğunun tespitine, 1595 parsel numaralı taşınmazın miras payları oranında ... mirasçıları adına malik hanesi doldurularak tarla vasfıyla tapuya tesciline, 1599 parsel numaralı taşınmazın miras payları oranında ... mirasçıları adına malik hanesi doldurularak tarla vasfıyla tapuya tesciline, 1605 parsel numaralı taşınmazın miras payları oranında ... mirasçıları adına malik hanesi doldurularak tarla vasfıyla tapuya tesciline, 1814 parsel numaralı taşınmazın 36.921,74 metrekarelik kısmının hükümde belirtilen paylar oranında ... mirasçıları ve ... mirasçıları adına tesciline, 1815 parsel numaralı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 13.741,14 metrekarelik kısmının tamamı 1680 pay kabul edilerek, 1200 payın miras payları oranında ... mirasçıları, 480 payın miras payları oranında ... ... mirasçıları adına malik hanesi doldurularak tarla vasfıyla tapuya tesciline, 1833 parsel numaralı taşınmazın miras payları oranında ... mirasçıları adına malik hanesi doldurularak tarla vasfıyla tapuya tesciline, 17.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda ve ekli krokisinde 1815 parsel numaralı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 7.623,79 metrekare ve 1814 parsel numaralı taşınmazın (C) harfi ile gösterilen 4.442,16 metrekarelik kısımlarının dere yatağı sınırları içerisinde kalması nedeni ile tapudan terkinine ve haritasnda dere/dere yatağı olarak gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dava konusu 895,896,985,1382,1595,1599,1605,1667,18 15... parsel sayılı taşınmazlar yönünden; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2.Dava konusu 1814 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanunun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
b. İlk Derece Mahkemesinin, dava konusu 1814 parsel sayılı taşınmazın 17.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda ve ekli krokisinde (D) harfi ile gösterilen 36.921,74 metrekarelik kısmının Mart 1950 tarihli ve 31 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı yönündeki değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; söz konusu tapu kaydının 15/40 hissesi ... adına kayıtlı olup, geriye kalan 25/40 hissenin kim adına kayıtlı olduğu üzerinde durulup araştırılmadan, tapulu olduğu Mahkemece de kabul edilen taşınmazın kalan 25/40 payı yönünden zilyetlik hükümlerine göre değerlendirme yapılarak 10/40'ının ... mirasçıları, 15/40'ının ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesi doğru olmamıştır.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 1814 parsel sayılı taşınmazın 17.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda ve ekli krokisinde (D) harfi ile gösterilen 36.921,74 metrekarelik kısmına uyduğu kabul edilen Mart 1950 tarihli ve 31 sıra numaralı tapu kaydının ... adına kayıtlı 15/40 hissesinden geriye kalan 25/40 hissenin kimin adına kayıtlı olduğu Tapu Müdürlüğünden sorularak ve geldi kaydı da değerlendirilmek suretiyle araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
İlk Derece Mahkemesince, belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılmadan hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de; bu bölüm yönünden pay payda kendi içerisinde birbirini tutmayacak şekilde, infazı mümkün olmayan hüküm kurulması da isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle;
895,896,985,1382,1595,1599,1605,1667,18 15... parsel sayılı taşınmazlar yönünden temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
(2a) bendinde açıklanan sebeplerle, dava konusu 1814 parsel sayılı taşınmaz yönünden davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
(2b) bendinde açıklanan sebeplerle, dava konusu 1814 parsel sayılı taşınmaz yönünden davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
17.09.2025 tarihinde karar verildi.