Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1. Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2019 tarihli ve 2018/1686 Esas, ve 2019/866 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 04/06/2021 tarihli ve 2019/1950 E., 2021/1133 K. sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvuruları üzerine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) Kanun'un 280/1-a ve 303/1-a maddeleri gereğince duruşma açılmaksızın sanık hakkında verilen ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hüküm kaldırılarak aynı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz istemi, sanığın belgeyi kendisinin iş verenin bilgi ve rızası dışında düzenlediğini sahte belge olduğunu, düzenlediği bu belgeyi işçilik alacağına ilişkin dava dosyasına sunmak sureti ile kullandığını, suçun her iki unsurun da oluştuğu bu nedenle sanığın cezalandırılması talebine ilişkindir.

1-Sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince özel belgede sahtecilik suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığı hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi delâletiyle aynı Kanun’un 303/1-a. maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g. maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği nazara alınmadan,

2-Katılan vekilinin 04.04.2018 tarihli şikayet dilekçesinde sanığın iş akdini fesh ederek işçilik alacaklarını talep için Ankara 11 İş Mahkemesi 2018/84 Esas sayılı dosyasından bir takım işçilik alacağı ve izin ücreti alacağı talebinde bulunmak için suça konu özel belgenin kullanıldığı iddiası karşısında ; sanığın yargılama konusu yıllık izin defterinin Ankara 11. İş Mahkemesi 2018/84 Esas sayılı dosyasına delil olarak sunulup sunulmadığı araştırılarak, sunulduğunun belirlenmesi halinde suçun sübut bulacağı gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle ile duruşma açılmaksızın beraat hükmü kurulması hukuka aykırı bunulmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2025 tarihinde karar verildi.