- Resmi belgede sahtecilik suçundan beraat,
- parada sahtecilik suçundan hükümlülük
Cumhuriyet Savcısının temyiz dilekçesi içeriği itibariyle temyiz talebinin Resmi Belgede Sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik olduğu anlaşılmakla bu kapsamda yapılan incelemede;
I- Parada Sahtecilik suçundan kurulan hükme ilişkin sanık müdafiinin temyizi üzerine yapılan incelemede;
TCK'nın 197/1. maddesinin hapis cezası yanında adli para cezası da içerdiği gözetilmeden, sadece hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanık müdafiinin, suçun sübutuna ve delilerin mahkumiyete yeterli olmadığına yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak;
1-5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uygulanmasında sanığın, maddenin 1. fıkrasında sayılan hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına, bu yoksunluğunun kendi altsoyu üzerineki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar, diğer hakları yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar sürmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Suça konu sahte paraların TCK.nın 54. maddesi uyarınca müsaderesine karar verildikten sonra 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama
şekli Hakkında Kanun'un 17. maddesi uyarınca çıkarılan Sahte Banknotların İncelenmesi ve Değerlendirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 16. maddesi gereğince işlem yapılmak üzere T.C. Merkez Bankasına gönderilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak yerine "TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" denilmek ve hükmün sahte paraların Merkez Bankasına gönderilmesine karar verilen bölümünün başına ''suça konu sahte paraların TCK'nun 54/1. maddesine göre müsaderesine'' ibaresinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün oybirliğiyle (DÜZELTİLEREK ONANMASINA),
II- Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme gelince;
Dosyada mevcut ekspertiz raporunda ve yapılan yargılamada 14.06.2007 tarihli celse ile, 09.10.2007 tarihli celselerde mahkemece de incelenen suça konu sürücü belgesinin konunun uzmanları haricindeki kişiler nezdinde iğfal kabiliyetinin bulunduğunun belirtilmesi, dosyada mevcut olup heyetimizce de incelenen belgenin konunun uzmanları dışında çok sayıda kişi tarafından sahteliğinin ilk bakışta anlaşılamayacak ve bu nedenle aldatma yeteneğine sahip belgelerden olduğunun anlaşılması karşısında; sanığa atılı sahtecilik suçunun oluştuğu gözetilmeden yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 26.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.