İcra Mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, itirazın kaldırılması ve temerrüt nedeni ile kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece itirazın kısmen kaldırılmasına, takip tarihinden sonra yapılan ödemelerin icra müdürlüğünce dikkate alınmasına, % 40 icra tazminatının davalıdan tahsiline ve feragat nedeniyle tahliye isteminin reddine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Takibe dayanak yapılan ve karara esas alınan 15.12.2009 başlangıç tarihli ve sekiz ay süreli kira sözleşmesi hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı alacaklı 30.04.2010 tarihli takip talebi ile 2010 yılı Mart, Nisan ayları kira parası ile sözleşmenin 6.maddesinde düzenlenen muacceliyet şartı gereğince 2010 yılı Mayıs, Haziran ve Temmuz ayları için aylık 4.100.- USD üzerinden toplam 20.500.- USD karşılığı 30.558,85.- TL kira alacağının tahsilini istemiştir. Davalı borçlu 2010 yılı Mart ve Nisan ayı kira paralarını hesaba havale ettiğini ve alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek borcun tamamına ve ferilerine itiraz etmiştir. Davacı vekili 13.7.2010 tarihli dava dilekçesinde, itiraz edilen 2010 yılı Mart, Nisan, Mayıs, Haziran ve Temmuz ayı kira parası 30.558,85.- TL kira alacağı üzerinden itirazın kaldırılmasına, takibin devamına ve tahliyeye karar verilmesini istemiştir. Yapılan bilirkişi incelemesinde takip talebinde istenmediği halde, 26.1.2010 tarihinde 2050.-USD eksik ödemede bulunulduğu, Mart ve Nisan 2010 ayı kira paralarının ödendiği kalan Mayıs, Haziran ve Temmuz ayı kira parası olarak ise 12.300.- USD istenebileceği eksik ödeme 2050.- USD ile birlikte 14.350.- USD üzerinden itirazın kaldırılması gerektiği rapor edilmiş; davacı vekili de itirazın 14.350.- USD üzerinden kaldırılmasını isteyerek tahliye talebinden feragat etmiştir.1086 sayılı HUMK’nun 74.ve 6100 sayılı HMK'nun 26. maddesi hükmü gereğince, hakim her iki tarafın iddia ve savunmasıyla bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez. Mahkemece talep aşılarak, takibe ve davaya konu edilmeyen Ocak 2010 ayına ait eksik ödemenin nazara alınıp fazla alacağa karar verilmesi doğru olmadığı gibi, dava tarihinden önce yapılan
ödemeler düşülerek dava tarihindeki bakiye kira alacağı üzerinden itirazın kaldırılmasına karar vermek gerekirken bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi de doğru değildir.
Ayrıca, davacı alacaklının feragat etmesi nedeni ile tahliye istemi reddedildiğine göre kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına vekalet ücreti taktir edilmemesi de isabetsizdir.
Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yukarıda 2 no'lu bentte yazılı nedenle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.