DAVA TÜRÜ: İtirazın iptali ve menfi tespit
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali ve menfi tespit davasına dair karar, davalı (birleşen davada davacı) ve davacı (birleşen davanın davalısı) tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Asıl dava, kiraya veren tarafından kiracı aleyhine açılan taraflar arasındaki kira sözleşmesinin haksız feshi ve kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle kira alacağının tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, birleşen dava kiracının kiraya veren aleyhine açtığı taraflar arasındaki kira sözleşmesinin 15.07.2006 itibariyle feshine kiracının kiraya verene borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, Asıl davanın kısmen kabulü ile,borca itirazın 9600$ lık bölümü ile ilgili olarak iptaline takibin bu miktar üzerinden devamına, takip konusu 9600$ üzerinden belirlenecek %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Birleşen davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davalı birleşen davanın davacısı tarafından temyiz edilmesi üzerine hüküm Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 14.10.2010 gün 2010/7847 Esas-2010/11358 karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Bozma ilamında “Taraflar arasındaki 15.03.2006 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli olarak akdedilen kira sözleşmesinin “Hususi şartlar” başlıklı kısmının (8.)maddesinde; “kiracı kiralananı boşaltmak istediği takdirde bir ay evvelinden mal sahibine ulaşacak şekilde bildirmek zorundadır.”şeklinde düzenleme yer almaktadır. Sözleşmede, böyle bir bildirim durumunda, kiracının kalan kira süresine ait tüm kira paralarından sorumlu olacağına dair veya belli bir süreden önce kira süresinin feshedilemeyeceğine dair bir hüküm yoktur. Bu nedenle mahkemece kira sözleşmesinin “Hususi şartlar” kısmının (8.)maddesindeki düzenlemeye yanlış anlam verilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği belirtilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek itirazın iptali olan asıl davanın reddine, birleşen menfi tespit davasının kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Taraflar arasında imzalanan 15/03/2006 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözlemesi hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı- karşı davacı kira sözleşmesinin 8. maddesi uyarınca ... 5. Noterliğinin 25/05/2006 gün ve 5548 Y nolu ihtarname keşide edip 29/05/2006 tarihinde tebliğ ettirdiği fesih ihtarnamesiyle kiralananı 16/07/2006 tarihinde ./..
tahliye edeceğini bildirerek sözleşmenin 8. maddesi uyarınca fesih ihbarında usulüne uygun olarak bulunmuştur. Davacı-karşı davalı kiraya verenin anahtarı teslim almaması üzerine davalı-karşı davacı şirketin müracaatı üzerine ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 25/09/2006 gün ve 2006/479 D iş sayılı kararında taşınmazın anahtarlarının ... 17. Noterliğine tevdiine karar verilmiş bu karar Davacı-karşı davalı kiraya veren şirkete 10/10/2006 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu durumda anahtar tesliminin 10/10/2006 tarihi olduğunun kabulü gerekir. Kiracı tahliye tarihine kadar kira parasından sorumludur. Mahkemece 10/10/2006 tarihine kadar ödenmemiş kira alacağı hesaplattırılmak suretiyle bu miktar üzerinden itirazın iptali davasının kabulüne ve menfi tespit davasının kısmen reddine karar verilmesi gerekirken kira sözleşmesinin “Hususi şartlar” başlıklı kısmının (8.)maddesine yanlış anlam verilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 26.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.