Mahkumiyet
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, katılan vekilinin temyizinin vekalet ücretiyle sınırlı olduğu tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2018 tarihli ve 2017/558 Esas, 2018/655 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 10.11.2021 tarihli ve 2020/724 Esas, 2021/1538 Karar sayılı kararı ile duruşmalı olarak yapılan incelemede, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile beraat hükmünün 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılmasına; sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158/1-h, 43/1,52... . maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
1. Sanığın temyiz isteği; üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğine, atılı suçu işlemediğine ilişkindir.
2. Katılan vekilinin temyizi; katılan lehine eksik vekalet ücretine hükmedildiğine ilişkindir.
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz sebepleri reddedilmiş, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu ile görülen ve birden fazla duruşması olan işler için katılan lehine 4.080,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken eksik vekalet ücretine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise, de; katılan vekilinin temyizi üzerine söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 10.11.2021 tarihli ve 2020/724 Esas, 2021/1538 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereği hüküm fıkrasından “2040,00 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine '' 4.080,00 TL " ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Eskişehir 1.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2025 tarihinde karar verildi.