SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Beraat
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. İlk Derece
Ankara 37. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2018 tarihli ve 2014/1655 Esas, 2018/875 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyet kararları verilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafii tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmalı olarak yapılan inceleme sonucu 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mahkûmiyet hükümleri kaldırılarak 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesi uyarınca sanığın beraatine, yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Verilen kararın hakka, yasaya ve usule aykırı olduğuna, ilişkindir.
1. Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulurken uygulanan kanun maddesinin "CMK'nin 223/2-e" maddesi yerine "CMK'nın 223/2-b maddesi" maddesi olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
2. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, resmi belgede sahtecilik suçunun ise sanık tarafından işlendiğine dair delil bulunmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 37. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2025 tarihinde karar verildi.