Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkete ait 2008 model ... plaka sayılı ... marka S 320 aracın ... Sigorta A.Ş. tarafından kasko sigorta poliçesi ile 20.11.2015-20.11.2016 tarihleri arasında güvence altına alındığını, aracın 16.09.2016 tarihinde meydana gelen tek taraflı kaza sonucu onarılamaz (pert) seviyesinde hasara uğradığını ve kullanılamaz hale geldiğini, müvekkili şirketin sigorta poliçesi uyarınca araçta oluşan zararın tanzim edilmesi için davalı sigortacısına başvurduğunu, davalı ... tarafından 26.10.2016 tarih ve REF-16-1210-66 nolu e-mail yazısı ile hasarın teminat dışında olduğu belirtilerek bedelin ödenmeyeceğine dair bildirimde bulunulduğunu, kasko ödemesini teminat dışı bırakacak herhangi bir hususun söz konusu olmadığını, hasar bedelinin ödenmesine dair davalı şirkete 27.01.2017 tarihinde ... 1.Noterliği aracılığıyla 01235 yevmiye nolu ihtarnamenin keşide edildiğini, karşı tarafa 30.01.2017 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen cevap verilmediği gibi herhangi bir ödeme de yapılmadığını, kazanın teminat kapsamı dışında olduğunun belirtilmesinin doğru olmadığını, kasko sözleşmesinin akdedilmesinin taraflara karşılıklı edimler yüklemekte olduğunu beyanla şimdilik zarar bedeli olan 5.000,00 TL'nin ihtar çekilen 27.01.2017 tarihinden itibaren işletilecek reeskont faiziyle birlikte davalı ... tarafından tazminine ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirkete kasko sigortalı ... plakalı aracın Amasya-... köy yolunda, 16.09.2016 tarihinde, saat 02: 00 sularında, aşırı alkollü ... adlı şahsın kullanımında iken şahsın aşırı alkol nedeniyle güvenli sürüş yeteneğini kaybetmesi sonucu devrildiğini, sürücünün yaralandığını ve aracın hasar gördüğünü, olaydan 4 saat sonra saat 06: 00 civarında yapılan alkol testinde adı geçen şahsın 1,95 promil derecesinde alkollü olduğunun tespit edildiğini, araçta sürücü olduğu iddia edilen ...'ın vücudunda herhangi bir yara bere görülmediğini, üstünde taşıdığı kıyafetlerinde yırtılma, deforme olma gibi bozukluklar tespit edilmediğini, aracın hava yastığı, sürücü koltuğu ve sürücü kapısının iç plastik bölümünde kan lekeleri olduğunu, bu kan lekelerinin....'a ait olduğunu, hileli beyanlarla sigorta şirketinin yanıltılmak istendiğini, kazayı yapan sürücünün alkollü.... olduğunu, Kasko Genel Şartlarına göre alkollü sürücünün sebep olduğu kaza sonucu araç sahibinin ileri sürdüğü hasar talebinin teminat dışı olduğunu beyanla davanın reddine, yargılama masrafı ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ 1. KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.10.2019 tarih ve 2017/98 Esas ve 2019/233 karar sayılı kararı ile aracın alkollü kişi tarafından kullanılması nedeniyle hasarın teminat dışı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

1- İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2- Bölge Adliye Mahkemesinin 20.02.2020 tarih, 2020/146 Esas ve 2020/410 karar sayılı kararı ile kararın esası incelenmeksizin HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

V.İLK DERECE MAHKEMESİ 2.KARARI
İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazanın teminat dışı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

1- İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur
2- Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ikinci kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kazanın münhasıran alkolün etkisi ile gerçekleşmediğinin sabit olduğunu, hasarın poliçe teminatı dışında kalmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, davalı ... tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu araçta oluşan hasar bedelinin tazmini talebine ilişkindir.

Somut olayda, davalıya kasko sigortalı araç tek taraflı kazada hasar görmüş, davacı hasara ilişkin zararı sigortacıdan talep etmiş, davalı ... ise aracın alkollü ... adlı şahsın kullanımında iken kazanın meydana geldiğini, sürücünün yaralandığını ve aracın hasar gördüğünü, olaydan 4 saat sonra saat 06: 00 civarında yapılan alkol testinde adı geçen şahsın 1,95 promil derecesinde alkollü olduğunun tespit edildiğini, araçta sürücü olduğu iddia edilen ...'ın vücudunda herhangi bir yara bere görülmediğini, üstünde taşıdığı kıyafetlerinde yırtılma, deforme olma gibi bozukluklar tespit edilmediğini, aracın hava yastığı, sürücü koltuğu ve sürücü kapısının iç plastik bölümünde kan lekeleri olduğunu, bu kan lekelerinin....'a ait olduğunu, hasarın teminat dışında kaldığını iddia etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı ile tüm dosya kapsamındaki olay örüntüsünden aracı kullanan şahsın alkollü olan ... olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince mahallinde konusunda uzman bilirkişi refakatinde keşif yapılmak suretiyle kazanın oluşunun değerlendirilmesi ve aracın alkollü kişinin kullanımında iken meydana geldiğinin kabulü halinde dahi yalnız başına alkol alınmasının sigorta şirketini sigorta tazminatını ödemekten kurtaramayacağı, ZMSS Genel Şartları B.4 maddesi gereğince kazanın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti için nöroloji uzmanının da bulunduğu bilirkişi heyetinden rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi için mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden görülmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince mahallinde keşif yapılmış, makine mühendisi, nörolog ve hukukçu bilirkişiden oluşan heyetten rapor alınmış, meydana gelen kazada sürücünün ... olduğunun kabulü halinde alkolsüz olmasından kaynaklı olayın teminat dışı kalmadığı, sürücünün ... olarak kabul edilmesi halinde ise kazadan 4 saat sonra 19 dakika sonra yapılan alkol kontrolünde, 1,95 promil alkollü olduğu, bu halde olay anındaki alkol oranının 2,59 olacağı olay yeri, kazanın oluş şekli ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, olay yeri yolun yatay güzergahı virajlı ve düşey güzergahı eğimli, olay sırasında zemin kuru ve havanın açık, araçta teknik yönden bir arıza olmamakla olayın oluş şekline göre, kazanın meydana gelmesine alkolün tesiri dışında başka bir etken bulunmadığı belirtilmiştir. Mahkemece sigortalı aracın sürücüsü ... kabul edilerek, kazanın münhasıran alkolün etkisiyle gerçekleştiği ve teminat dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kazaya ilişkin olarak Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmekte olan davada (katılan ... AŞ) Mahkemenin 23.03.2021 tarih ve 2020/192 Esas 2021/136 karar sayılı kararı ile her ne kadar sanık ... hakkında "Suçluyu Kayırma, Sigorta Bedelini Almak Amacıyla Dolandırıcılık ve Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan" suçlarından, sanık ... hakkında "Alkol veya Uyuşturucu Maddenin Etkisi Altındayken Araç Kullanma ve Sigorta Bedelini Almak Amacıyla Dolandırıcılık" suçlarından cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanıkların "aracın alkolsüz olan ... tarafından kullanıldığına ilişkin" inkara dayalı savunmalarının aksine mahkumiyetlerine yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden ve sanıkların üzerilerine atılı suçları işlediklerinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine, karar verilmiş ise de katılan vekili tarafından kararın istinaf edilmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'nin 23.11.2021 tarih ve 2021/2598 Esas 2021/4149 Karar sayılı kararı ile mahkeme kararının bozulmasına, dosyanın yeniden incelenip karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bu kez Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 30.05.2024 tarih ve 2021/534 Esas 2024/212 Karar sayılı kararı ile toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ...'ın aracı kullanan kişi olduğu, sanıkların sanık ...'ı aracı kullanan kişi olarak göstermek, bu şekilde kaza tutanağı tanzim ettirerek katılan şirketten sigorta bedelini almak amacıyla araç malikinin hukuk mahkemesinden talepte bulunmasını sağlamaları şeklinde gerçekleşen eylemlerinin sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık suçuna sübut verdiği, ancak sanıkların eylemlerinin şirket tarafından sanığa herhangi bir ödeme yapılmadığı, bu suretle sanığın sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık işlediği eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı, yine sanık ...'in alkollü araç kullanması nedeniyle trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediği, Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2019/6860 E.2023/8433 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma suçunu işlediği iddia olunan sanık ...'ın yargılanmasının engellemesine imkan sağlamak için aracı kendisinin kullandığı yönünde beyan bulunan sanık ...'ın alkolsüz olması nedeniyle üstlendiği fiilin kendisi yönünden suç oluşturmaması dikkate alındığında, sanığın eylemlerinin kül halinde 5237 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinde düzenlenen "suçluyu kayırma" suçunu oluşturduğunun, hiçbir şüpheye yer bırakılmaksızın sabit görüldüğü gerekçesiyle sanıklar hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuştur. Daireye Uyap üzerinde gönderilen işbu dosyada ... yönünden kararın kesinleştiği, kararın...tarafından 02.07.2024 tarihinde istinaf edildiği, istinaf sonucunun henüz dosya içinde olmadığı anlaşılmıştır.

6098 sayılı TBK'nın 74. maddesi ve ve yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, hukuk hâkimi, ceza hâkiminin belirlediği kusur oranı ve delil yetersizliğine dayalı beraat kararı ile bağlı değil ise de, sanığın isnat edilen eylemi gerçekleştirmediğinin kesin olarak tespiti olgusuna dayalı beraat kararı ile o eylemin hukuka aykırılığını ve failini belirleyen mahkumiyet kararının bu yönleriyle bağlıdır.
Bu durumda mahkemece, dava konusu kazada araç sürücüsünün kim olduğu ve alkollü olup olmadığı noktasında, ceza mahkemesi kararı hukuk hâkimini bağlayacağından, ... ile ilgili olarak ceza kararının kesinleşmesi gerektiğinden, ceza davasının sonucu beklenerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan sebeple davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.