Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/05/2013 tarih ve 2011/258-2013/109 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde görev alan 12 çalışanının 19-25 Nisan tarihlerinde Almanya'da düzenlenen ... fuarına katılmalarının teminen ulaşım, transfer ve konaklama hizmetlerinin sağlanması amacıyla ... Turizm ile anlaştığını,anlaşma çerçevesinde çalışanlardan dördünün ... Hotel, sekizinin ... Hotel'de (daha sonra ... olarak değiştirilmiştir) konaklanması, .... Havayolu Şirketi ile transferin sağlanacağı bu anlaşma mukabilinde 16.950 Euro tutarında davalıya ödeme yapıldığı, fuara katılacak çalışanlardan dokuzunun .... Havayollarına ait uçuş biletlerinin havayolu şirketi tarafından Avrupa'daki hava muhalefeti nedeniyle iptal edilmesi, hava ulaşımındaki belirsizlik ve risk nedeniyle iki çalışanın uçuştan 24 saat önce uçuşlarını iptal ettirmesi ve sadece tek bir şirket çalışanının Almanya'ya ulaşarak fuara katılma imkanı olması nedeniyle anlaşma konusu hizmetin davalı firmadan alınmadığı ileri sürülerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 15.500 Euro bedelin, müvekkili şirket tarafından yapılan ödeme tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte, BK 83. maddesi uyarınca fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin yurt dışı ve yurt içi organizasyonlarla ilgili ulaşım, rehberlik ve konaklamalarda aracılık hizmeti verdiklerini, bu hizmetin doğrudan sağlanmadığını, müşteri talepleri doğrultusunda ilgili firmalarla müşteri nam ve hesabına komisyon karşılığı anlaşmalar yapıldığını, müvekkilince davacı şirketin taleplerine uygun olarak tüm yükümlülüklerin yerine getirildiğini, nitekim davacı tarafça da aracılık hizmeti ve müvekkilinden kaynaklanan hizmet kusur veya ayıbı konusunda bir iddianın bulunmadığını ve bu nedenlerle kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, davacının talep ve onayı doğrultusunda, konaklama için ... Hotel, ... ve ... Otel'de- ulaşım için .... Havayolu Şirketi'nde rezervasyonların yapılıp ücretlerinin ödendiğini, davacı şirket çalışanlarından birinin bu anlaşmalar çerçevesinde ulaşım ve konaklama hizmetinden yararlandığını, bu süreçte konaklama ve ulaşımın gerçekleşeceği tarihte İzlanda'daki yanardağ felaketi dolayısıyla ulaşımda yaşanan aksaklıklar nedeniyle davacı şirket çalışanlarının fuara katılamayacağının belirtildiği ve bu sebeple müvekkilince ilgili firmalardan bedel iadesi talebinde bulunulduğunu, netice olarak sadece 4.000,00 TL bedelin iade alınabildiği ancak bu tutarın davacı tarafça kabul edilmediğini, bunun dışında ulaşım ve konaklama hizmeti verecek şirketlerden bir ödeme iadesi alınamadığını, müvekkilinin hesabına girmeyen, kazancı olmayan bir tutarı iade etmesi ve bunun iadesinin talebinin hukuka uygun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı seyahat acentasının, davacı ile detaylı ve yazılı sözleşme imzalamaması nedeniyle, 3. şahıslar ile (havayolu, otel) yaptığı sözleşmelerin sonuçlarından davacı tarafın etkilenmesinin mümkün olamayacağı, bu nedenle doğan zararının kendi kusurundan kaynaklanmış sayılması gerekeceğini, havayolları ile otel ile yaptığı sözleşmelerde yer alan iptal koşullarını katılımcıya bildirmeyerek ve bunlara sözleşmede yer vermeyerek kusurlu olduğu, tarafların ticari defter kayıtlarına göre davacı tarafça davalıya 12 - 19 Mart 2010 tarihlerinde toplam 16.950 Euro karşılığı 35.283,32 TL ödeme yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile taleple bağlılık kuralı gereği 15.500 Euro'nun ödeme tarihi olan 19/03/2010 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/A maddesi gereğince işleyecek Euro faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1,534,65 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 25/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.