SUÇTAN ZARAR GÖREN: ...
Sanıklardan Orhan ve Cahit hakkında zimmet suçundan beraat, Niyazi hakkında eyleminin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkumiyet, diğer sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılması
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
CMK'nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin 19/11/2012 tarihli dilekçe ile vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, CMK'nın 237/2 ve 3628 sayılı Yasanın 18. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak katılma talebinin kabulüne, sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında görevi kötüye kullanma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, 5271 sayılı CMK'nın 5560 sayılı Yasa ile değişik 231/12. maddesine göre itiraza tabi olduğu ve itiraz merciince bu konuda mahallinde karar verilebileceği anlaşılmakla, incelemenin sanık ...'in hakkında kurulan mahkumiyet, katılan ... vekilinin sanıklardan ... ve ... haklarında kurulan beraat ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Anayasanın 141,5271 sayılı CMK'nın 34/1, 230/1-2 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının; sanıkları, katılanı, Cumhuriyet savcısını ve herkesi tatmin edecek, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması, Yargıtayın gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler sonucunda mahkemenin ulaştığı kanaatin, iddia, savunma ve sanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması ilkelerine uyulmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği nazara alınmadan, sadece ödeme biriminde görevli olanların sorumlu olacağı, akaryakıt alımını hangi şoför veya şoförlerin, istasyonda görevli hangi personelin yapmış olduğunun tespit edilemeyeceği belirtilmek suretiyle çelişkili kabul ile yasal ve yeterli gerekçe de gösterilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Sanık ...'in üzerine atılı suçu 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilmesine rağmen hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması,
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 10/08/2007 yerine 15/11/2007 olarak gösterilmesi suretiyle CMK'nın 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı, katılan ... vekili ile sanık ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.