Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
TCK'nın 43. maddesinin uygulanabilmesi için "bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi" gerektiği, somut olayda ise sanığın suça konu sigaraları farklı zamanlarda zimmetine geçirdiğine dair kesin delil bulunmaması karşısında, hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı nazara alınarak tebliğnamede yer alan aksi yöndeki düşünceye iştirak edilmemiş, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;

Birleştirilmesine karar verilen aynı mahkemenin 2009/66 esas sayılı dosyası kapsamında 19/02/2009 günlü iddianame ile sanık hakkında 19/10/2005 tarihinde Hikmet Kızılkaya yönetimindeki araçtan elde edilen 65 karton sigarayı zimmetine geçirdiğinden bahisle cezalandırılması talep edilmiş ise de; temyize konu bu davaya dayanak teşkil eden 20/03/2008 tarihli iddianamede de söz konusu eyleme ilişkin anlatıma yer verilmekle, mükerrer olarak açılan 2009/66 esas sayılı birleşen davanın CMK'nın 223/7. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde uygulama yapılması,
Sanığın zimmetine geçirdiği suça konu sigaraların cif değerleri tespit ettirilmek suretiyle TCK'nın 249. maddesinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılıp değerlendirilmesi sonrasında hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmedilmemesi,
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve E. 2014/140; K. 2015/85 sayılı iptal Kararının Resmi Gazetenin 24/11/2015 tarih ve 29542 sayısında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK'nın 53/1. maddesiyle ilgili yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 18/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.