Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... ile konut sigortası poliçesi imzalandığını, 06.02.2020 tarihinde konutta yangın çıktığını, evin çatısı ve ikinci katı ile bu kısımlardaki eşyaların tamamen yandığını, ikamet edebileceği bir yerin olmaması ve zor durumda kalması sebebiyle sigorta şirketi tarafından teklif edilen 117.300,00 TL bedeli zararı daha fazla olmasına rağmen müzayaka altında kabul ederek 04.03.2020 tarihli "Makbuz ve İbraname" başlıklı belgeyi imzalamak zorunda kaldığını, sigorta poliçesine konu evin yanan kısımlarının yeniden yapılması, onarılması ve yanan eşyaların yeniden alınması sebebiyle toplam 200.000,00 TL harcama yapıldığını ve yapılmaya devam ettiğini, bu nedenle 117.300,00 TL'nin mahsubundan sonra belirlenecek bakiye bedelin müvekkiline ödenmesini, şimdilik 1.000,00 TL tazminatın rizikonun gerçekleşme tarihi olan 06.02.2020 tarihinden itibaren ticari/avans faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; şirket ünvanının ... Sigorta A.Ş. olarak değiştirildiğini, 5684 sayılı kanunun 22. maddesi uyarınca tespit edilen gerçek hasar bedelinin müvekkili şirket tarafından 12.03.2020 tarihinde ödendiğinden haksız ve mükerrer talepleri içeren davanın reddinin gerektiğini, davacıya ekspertiz araştırma ve incelemeleri neticesinde hazırlanan rapor doğrultusunda 117.300,00 TL sigorta tazminatının ibraname karşılığında ödendiğini, hasar dosyasında " ... Sigorta" mevcut olduğunu, ... sigorta oranının zarar hesabında dikkate alınması gerektiğini, müvekkili şirketin yaptığı tazminat ödemesi ve davacı tarafın ibrası nedeniyle şirketin poliçeden kaynaklı tüm sorumluluğunu yerine getirdiği açık olduğundan haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ 1. KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.06.2021 tarih ve 2020/503 Esas ve 2021/288 sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin 16.09.2021 tarih, 2021/1168 Esas ve 2021/1375 karar sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK m.353/1-a-6 hükmü uyarınca kaldırılmasına - dosyanın gösterilen biçimde değerlendirme ve işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

V.İLK DERECE MAHKEMESİ 2.KARARI
İlk derece Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı sigortacının davadan önce yaptığı ödemenin yeterli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ikinci kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, davadan önce yapılan ödemeye ilişkin ibranın makbuz niteliğinde olduğunu, ... ödeme yapıldığını, eşya zararının karşılanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

Konut Sigorta Poliçesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.09.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.