HÜKÜMLER: Beraat

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun, hâlen geçerliliğini sürdüren 10.06.1942 tarihli ve 26-16 Esas - Karar sayılı kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 09.05.2017 tarihli ve 2014/469 Esas, 2017/260 Karar sayılı kararlarında vurgulandığı üzere merci tayini kararlarının kesin olup, tekrar değerlendirme konusu yapılamayacağı, somut olaya ilişkin yapılan yargılama sırasında da, Kocaeli Ağır Ceza Mahkemesi ile Kocaeli 6. Asliye Ceza Mahkemesi arasında çıkan görev uyuşmazlığı sonucunda, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 20.02.2014 tarih ve 2014/2501 Esas, 2014/1891 Karar sayılı ilamıyla Kocaeli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmakla, bu kapsamda yapılan incelemede;
Mağdur ... ...'ın sanıklar ... ve ...'tan alacaklı olduğu, bu alacağa teminat olarak sanık ...'ın gayri menkulu üzerinde ipotek koyulduğu, alacaklı olan mağdur ile borçlu olan sanıkların aralarında anlaşarak 11.000 TL karşılığında ipoteğin kaldırılması konusunda anlaşmaya vardıkları, mağdurun avukatı olan katılan ile sanıkların tapu müdürlüğüne gittikleri, burada yanlarında para olduğu ipoteğin kaldırılmasından sonra paranın ödeneceği intibaı yarattıkları, katılanın ipoteği kaldırttığı, sanıkların parayı ofiste vereceklerini söyleyip katılanı ofise davet ettikleri ancak burada da parayı vermemeleri üzerine başlatılan soruşturmada sanıkların menfaati tapu sicil müdürlüğünde ipoteğin kaldırılması ile elde ettikleri gözetildiğinde eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK'nın 158/1-d maddesi uyarınca cezalandırılmaları, mağdur ... ...'ın 22.12.2020 tarihli talimat celsesinde ''ben paramı aldım, benim olaydan bir zararım yoktur.'' şeklinde beyanda bulunmuş olması karşısında sanıkların mağdurun zararını hangi tarihte giderildiği tespit edilip sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nun 168. Maddesi kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan ve Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.09.2025 tarihinde karar verildi.