SUÇLAR: Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜMLER: Beraat

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun kanun yollarına başvurma başlıklı, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasındaki “hakim ve mahkeme kararlarına karşı cumhuriyet savcısı, şüpheli ve bu kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır” hükmü karşısında; katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının katılan, vekilinin ise katılan vekili olarak olarak davaya kabulüne karar verilmekle,
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Sanığın eylemine uyan resmi belgede sahtecilik suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan 28.09.2012 tarihli sorgudan temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılanlar vekillerinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden;
Sanık ...'in ...’den verilmiş gibi düzenlenen raporun aslını değil fotokopisini ... Mal Müdürlüğü’ne sunduğu, bu belgeye dayanarak 4.400,00 TL ödeme yapıldığı, fakülte yazısında raporun başka kişi adına kayıtlı olduğunun bildirildiği, ancak Mahkemece kurumun aslı olmaksızın fotokopi rapor ile işlem yapması nedeniyle aldatıcılık unsurunun bulunmadığı kabul edilerek sanık hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmış ise de;
Suça konu sağlık kurulu raporunun sahte olup olmamasından bağımsız olarak sanığın tam teşekküllü bir hastaneye veya Adli Tıp Kurumunun ilgili ihtisas dairesine sevkinin sağlanarak muayene edilip gerçek özür durumunun belirlenmesi, suç tarihindeki özür oranının 2022 sayılı Kanun kapsamında maaş almaya yeterli olup olmadığının araştırılması ve sonucuna göre sanığın hileli hareketlerle haksız menfaat temin edip etmediğinin tespit edilmesi gerekirken eksik araştırma ile beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekillerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 15.09.2025 tarihinde karar verildi.