Mahkeme: . Ağır Ceza Mahkemesi
Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
Anayasa’nın 40/2,5271 sayılı CMK’nın 34/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, hüküm ve kararlarda, başvurulacak kanun yolu, başvuru yapılacak merci, başvuru şekli ve süresinin açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; sanık ...’ın yüzüne karşı 28/11/2013 tarihinde verilen hükümde, CMK’nın 34. maddesinin 2. fıkrası ile aynı Kanun'un 232. maddesinin 6. fıkrasına aykırı olarak, temyiz süresinin "tefhimden" itibaren yerine, duraksama oluşturacak biçimde "tefhim veya tebliğinden" itibaren başlayacağının belirtilmesi nedeniyle sanığın yanıltıldığı anlaşıldığından; Ek karar kaldırılarak sanığın 16/12/2013 tarihli temyiz isteğinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek inceleme yapılmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık ... ve sanık ... ile sanıklar ... ve ... müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 18/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.