Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı, rahatsızlığı nedeniyle doktora gittiğini, doktorun verdiği reçete ile davalı eczaneden ilaç aldığını, 10 gün boyunca ilacı kullandığını, ilacın kendisine devamlı uyku hali verdiğini, bu durumu eczaneye bildirdiğinde kendisine yanlış ilaç verildiğinin söylendiğini, yanlış ilaç verilmesi nedeniyle hayati tehlike geçirdiğini ileri sürerek 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, ilacın kendisinden alınmadığını,ilacı veren ... Eczanesinin davacının eşinin çalıştığı kurum ile sözleşmesi bulunmadığından reçete arkasına kurum ile sözleşmesi olan kendi eczanesinin kaşesinin vurulduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş;hüküm,davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı,reçete ile verilen ilaç yerine yanlış ilaç verilmesi nedeniyle hayati tehlike geçirdiğini ileri sürerek manevi tazminat talebinde bulunmuş, davalı ilacın başka eczaneden verildiğini, reçetedeki kaşenin kendi eczanesine ait olduğunu savunmuş,mahkemece ilacın davalı tarafından verilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Davalı,ilacın kendisi tarafından verilmediğini, ancak, reçete arkasındaki kaşenin kendisine ait olduğunu kabul edip, reçetede kendisi tarafından kuruma fatura edildiğine göre kaşe vurmakla reçetedeki sorumluluğu üstlendiğinnin kabulü gerekir. Öyle olunca mahkemece işin esasına girilerek 2011/7296-14121
sonucuna göre karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasay aykırı olup bozma gerektirir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 10.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.