Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göredosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanığın aşamalarda suçlamaları kabul etmeyerek, kaybolan atını aramak amacıyla ormanlık alana gittiğini, dönüşte, katılanların fındık bahçesinde çalıştığını görünce ve arazi katılanlara ait olmadığından "çıkın" dediğini, bu sırada tüfeğin omuzunda asılı olduğunu ve katılanlara doğrultmadığı şeklindeki anlatımları, kovuşturma evresinde alınan beyanlarında, katılan ..., sanığın silahı kendilerine doğrultmadığını ve silahın omuzunda olduğunu, katılan ... ise sanığın tüfeğin namlusunu kendilerine dorultmadığını ancak tüfeğin namlusunun yere doğru olduğu ve sanığın elinin de tetikte olduğu yönündeki beyanları ile sanığın oğlu olan tanık Muhammed’in kolluk beyanında sanığın kaybolan atı aramak için ormana gittiğinde tüfeği de götürdüğünü, diğer tanıklar ... ve ...’nun da yaşanan olayda tüfeğin sanığın omuzunda olduğuna yönelik anlatımları karşısında; sanık, katılanlar ve tanık ifadeleri arasındaki çelişkilerin giderilmesi, giderilemediği takdirde, yöntemince irdelenip hangi anlatıma hangi nedenle üstünlük tanındığı tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Kabule göre de;
a-Sanığın tehdit suçunu birden fazla kişiye karşı işlediği kabul edilmesine rağmen, TCK'nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması,
b-Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinde sayılan hükümlerden olmadığı, 6545 sayılı Yasanın 72. maddesiyle CMK'nın 231/8. maddesine değişiklik getiren ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına bir kez karar verileceğine ilişkin düzenlemenin, sanığın sabıkasında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleşme tarihinden sonra 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe girmesi ve sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmesi dikkate alındığında, CMK'nın 231/6. maddesi uyarınca sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılmadan, "sanığın denetim süresi içerisinde bu suçu işlediği, bu nedenle sanığın bir daha suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde olumlu kanaat hasıl olmadığı" şeklindeki yetersiz ve yerinde görülmeyen gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 07/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.