Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd. aleyhine 27/01/2011 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 02/02/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız fiil nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıların kendisini darp etmeleri sonucunda yaralandığını belirterek manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Davalılar, Erdemli Sulh Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğunu savunarak yetki itirazında bulunmuş ve davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; süresinde yapılan yetki itirazı konusunda herhangi bir karar verilmeyerek, istemin kısmen kabulü ile davalılardan dayanışmalı olarak tazminine karar verilmiştir.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 9 ve devamı maddelerinde; genel yetki kuralı açıklanmış, her davanın yasada aksine hüküm bulunmadıkça davalının oturduğu yer mahkemesinde görüleceği öngörülmüştür. Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 21. maddesinde, haksız eylemden doğan davaların haksız eylemin gerçekleştiği yer mahkemesinde açılabileceği ve haksız eylemin birden fazla kişi tarafından işlenmiş olması halinde ortak yetkili mahkemenin haksız eylemin işlendiği yer mahkemesi olduğu ifade edilmiştir. Haksız eylemden kaynaklanan uyuşmazlığın davacının oturduğu yer mahkemesinde değil, haksız eylemin gerçekleştiği yer mahkemesinde çözüme kavuşturulması gerekir. Somut olayımızda; haksız eylem, zararın meydana geldiği yer ve davalılar için ortak yetkili mahkeme, Erdemli Sulh Hukuk Mahkemesidir.
Şu durumda mahkemece, haksız eylemin gerçekleştiği yer olan Erdemli Sulh Hukuk Mahkemelerinin yetkili olduğu benimsenerek davalıların yetki itirazının kabulü ile istek doğrultusunda yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken yukarıda açıklanan olgular ve özellikle HUMK.nun 21. maddesi hükmünün gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 26/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.