Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, davacının davalı nezdinde 1997/Ocak - 5.8.2002 tarihine kadar geçtiği iddia edilen hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, yapılan araştırma neticesinde, davacının davalı yanında (2000 yılı dışlanmak suretiyle) 1.1.1997-5.8.2002 tarihleri arasında çalışıldığının tespiti ile, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve verilen bu karar 20.8.1997 sonrası hizmetler bakımından yerinde ise de, bu tarihten önceki tespit kararı verilmesi eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Zira, dosyada mevcut deliller, bu yıllardaki çalışmanın sübutu konusunda tam bir kanaat ortaya koymamaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. Anılan Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde, re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Ayrıca, 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir.
Şu halde yapılması gereken iş; davanın kamu düzenini ilgilendirir bir dava olduğu, bu tür davalarda re’sen araştırma ilkesinin geçerli olduğu gözetilerek, davacının 20.8.1997 tarihinden önce de varlığı kabul edilen çalışmalarının tespiti için; gerek ticaret sicil memurluğu kayıtlarına ve özellikle ... Giyim San. ve Tic. Ltd. Şti’nin ünvanının, 17.9.1997 tarihinde davalı ... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. olarak değiştirilmesi, gerekse, 31.10.1997 tarihli müfettiş raporundaki dava dışı... Tekstil Ltd. Şti. ile, davalı ... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.nin kendi aralarında işyeri devri yaptıklarına ilişkin tespit karşısında, davacının, 20.8.1997 tarihinden önceki çalışmaları ile ilgili olarak dava dışı... Tekstil Ltd. Şti’nin müfettiş raporunda belirtildiği şekilde, ... Giyim San. ve Tic. Ltd. Şti’ne veya davalı ... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti’ne yapılmış bir şirket veya işyeri devri olup olmadığı usulünce araştırılmalı, böyle bir devir varsa, o zaman davalı şirketin durumu buna göre yeniden değerlendirilmeli; yoksa, davacının 20.8.1997 tarihinden önce işvereni olduğu anlaşılan... Tekstil Ltd. Şti. davaya dahil edilmeli, bu şirketin de göstereceği deliller toplanmalı, tüm deliller hep birlikte değerlendirip takdir ederek, varılacak sonuca göre yeni bir karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalılardan Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.