SUÇLAR: Tehdit, kasten yaralama, 6136 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A- Sanıklar ... ve ...’e yüklenen kasten yaralama ve 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçlarına yönelik temyiz incelemesinde;
Sanıklara yükletilen kasten yaralama ve 6136 sayılı Yasaya muhalefet eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık ... müdafii ve.... ’ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B-Sanık ... hakkında tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
1-Başka suçtan farklı yargı çevresindeki cezaevinde hükümlü olduğu anlaşılan sanığın 03.02.2015 tarihli oturumda duruşmalardan bağışık tutulmak istemediğini beyan ettiği halde, hükmün açıklandığı 12.03.2014 tarihli son oturumda hazır bulundurulmadan hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2- Kabule göre de;
a-Sanığın tekerüre esas alınan hükümlülüğünün infazından itibaren üç yıllık sürenin geçmesi nedeniyle tekerrür koşullarının oluşmadığının anlaşılması karşısında, sanığın adli sicil kaydındaki diğer hükümlülüklerinin tekerrür koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b-02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi gözetilerek, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesine göre tekerrür nedeniyle sanığın koşullu salıverilme süresine eklenecek sürenin, yanılgılı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilamda belirtilen süreden fazla olamayacağı dikkate alınarak, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 07/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.