Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, sekiz adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş,hüküm davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya bir kaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK.nun 27.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.

Satışına karar verilen taşınmazların tamamı miras bırakan ... adına kayıtlı olup mirasçılarından davalı–borçlu ...'ın dava dilekçesinde taraf olarak gösterilmediği, taraf olarak kayyımının gösterildiği, dava dilekçesi ve aşamalardaki tüm tebligatların kayyıma yapıldığı, kararın da kayyıma tebliğ edilerek kesinleştirildiği anlaşılmıştır. Bu şekilde taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemez. Öte yandan yine tapu malikinin mirasçıları olan diğer davalılara da dava dilekçesi, karar tebliği ve diğer bütün tebligatların ilanen tebliğ edildiği görülmektedir. Ne var ki bu davalıların adreslerinin etraflıca araştırılmaksızın zabıta araştırması ile yetinildiği, adreslerinin resmi mercilerden sorulmadığı, keza tebliğ olunacak evrak ve ilan metninin tebliği çıkaran merciin ilan tahtasına asıldığına ilişkin belgenin de bulunmadığı, tebligatların usulsüz olduğu tespit edilmiştir.Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup hakim re'sen her aşamada dikkate almalıdır. Mahkemece usulüne uygun tebligatlarla tüm mirasçıların davaya katılımlarının sağlanması, daha sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken,taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre temyiz edenin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.