Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Sanık hakkında Giresun Cumhuriyet Başsavcılığının 21.01.2016 tarihli iddianamesi ile iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.

2.Giresun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.05.2016 tarihli ve 2016/105 Esas., 2016/481 K. sayılı kararı ile sanık hakkında belirtilen suçtan aynı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 51 ... maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 10 ay hapis

cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; atılı suçu işlemediği ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

1.Dava konusu olay, sanığın 05.11.2012 tarihinde savcılığa başvurarak müştekinin kendisini tehdit ettiğini ileri sürerek, resmi merciye suç ihbarında bulunmak suretiyle iftira suçunu işlediğine ilişkindir.

2.Müşteki hakkında tehdit suçundan Giresun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/66 Esas, 2013/189 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılamada sanık müşteki sıfatıyla alınan beyanında müşteki ...'ın kendisini tehdit etmediğini beyan ettiği anlaşılmıştır.

3.Müşteki hakkında tehdit suçundan beraat kararı verilerek, sanık hakkında iftira suçundan suç duyurusunda bulunulmuştur.

4.Sanık iftira suçunun soruşturma aşamasındaki polis ifadesinde "...'ın beni tehdit etmediği" şeklinde beyanım olmamıştır" diyerek iftirasından dönmediği anlaşılmıştır.

1. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 22.03.2013 yerine, 05.11.2012 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.

2.Sanığın savcılığa şikayeti üzerine tehdit suçundan yapılan yargılamada sanığın beyanında müştekinin kendisini tehdit etmediğini belirtmesi ve tehdit suçundan müşteki hakkında beraat kararı verilmesi karşısında, sanığa yüklenen eylemin iftira suçunu oluşturduğuna yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmamış, sanığın atılı suçu işlemediği ve beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik temyiz itirazları yönünden hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Giresun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.05.2016 tarihli ve 2016/105 Esas, 2016/481 Karar sayılı kararında sanık tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate
alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz

sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE. 15.02.2023 tarihinde karar verildi.