HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2021 tarihli ve 2021/466 Esas, 2021/718 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f-son, 158/3,43,62,52/2-4 ve 53/1 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 6 yıl 3 ay hapis ve 9.360,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 06.06.2022 tarihli ve 2022/472 Esas, 2022/832 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı CMK’nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

A. Sanık ...'ün Temyiz Nedenleri
Kararın esası incelenerek lehine bozulması talebine ilişkindir.

B. Sanık ...'nın Temyiz Nedenleri
Suçun unsurlarının oluşmadığına, hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

C. Sanık ... müdafiinin Temyiz Nedenleri
Suçun unsurlarının oluşmadığına, hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.05.2022 tarihli, 2022/2-155 Esas ve 2022/321 Karar sayılı kararı ile, herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın artırım yapılmasını zorunlu kılan suçun nitelikli hâlleri nedeniyle yapılan yargılamalarda, cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması halinde adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, sanıklara istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca müdafi atanması gerektiğine karar verilmiştir.
Sanık ...'ün ve ...'nın ilk derece mahkemesince hüküm verilinceye kadar yargılamanın hiçbir aşamasında müdafinin bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun'un 156. maddesi gereğince de Yerel Mahkemece sanığa resen bir müdafi de tayin edilmediği, sanığa isnat edilen üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f-son maddesi uyarınca dört yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, suçun üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle aynı Kanun’un 158/3. maddesine göre herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın yarı oranda artırım yapılmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda, üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından Kanunda öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması dikkate alındığında adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanıklar ... ve ...'e müdafii atandıktan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sanıklar ..., ... ve ...'nın hukuki durumlarının ve haklarında 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının tayin ve takdirinde zorunluluk bulunmasının gözardı edilmesi, aynı Kanun’un 289/1-h. maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 06.06.2022 tarihli ve 2022/472 Esas, 2022/832 Karar sayılı kararına yönelik sanık ...'ün, sanık ...'nın ve ... müdafiin temyiz istekleri yerine görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2025 tarihinde karar verildi.