Mahkumiyet

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın, kira sözleşmesi sona ermesine rağmen aracı teslim etmek yerine arkadaşı olan diğer sanık ...'ya verdiğini ifade ettiği, diğer sanık ...'nın da sanığı tanıdığını doğruladığı, aracı onun getirip getirmediğini hatırlamadığını beyan etmesi karşısında, sanığın diğer sanık ile işbirliği içinde eylemi gerçekleştirdikleri görülmekle, 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki suç vasfının güveni kötüye kullanma olduğu, bu nedenle zamanaşımından düşme isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

Bozma üzerine yapılan yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanunî takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın ve katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 11.09.2025 tarihinde karar verildi.