Taraflar arasında görülmekte olan tenkis davası sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle "Davalılarca ileri sürülen zamanaşımı itirazı ile ilgili olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesinin isabetsiz olduğu"na değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Miras bırakan ... 10.06.1992 tarihinde vefat etmiş, dava ise 17.02.1994 tarihinde açılmıştır. Miras bırakanın ölüm tarihi itibarı ile uyuşmazlığa Türk Kanunu Medenisinin uygulanacağı tartışmasızdır. Dava açma süresini düzenleyen 513. maddede öngörülen süre zamanaşımı süresi olarak düzenlenmiştir. Zamanaşımı def'i ancak esasa cevap süresi içinde mahkemeye bildirildiği takdirde dikkate alınacaktır. Bu süreden sonra ileri sürülen defi'nin dikkate alınması ancak karşı tarafça açıkça karşı çıkılmamış olması şartına bağlıdır. Somut olayda; davalı ...'e dava dilekçesi 18.10.1994 tarihinde usule uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı yasal cevap verme süresini kaçırdıktan sonra 12.10.1995 tarihinde verdiği cevap dilekçesi ile zamanaşımı def'inde bulunmuş, davacı vekili mahkemece kendisine verilen yasal sürede, 28.03.1996 tarihinde zamanaşımı defi'nin süresinde ileri sürülmediğini belirterek karşı koymuştur. Yargılama sırasında davalı ...'in vefatı nedeniyle davaya dahil edilen mirasçılarına dava dilekçeleri 08.12.1998 ve 10.12.1998 tarihlerinde tebliğ edilmesine karşın, yine yasal süre geçirildikten sonra 16.02.1999 tarihinde zamanaşımı def'inde bulunulmuş, davacı vekili aynı celse bu def'iye de aynı gerekçeyle karşı koymuştur. Bu haliyle davalıların zamanaşımı def'ilerinin reddine karar verilip, işin esası hakkında hüküm kurmak gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 10.10.2011 gününde oybirliğiyle kabul edilmiştir.
16. Hukuk Dairesi - E. 2011/6670 - K. 2011/5359
Yargıtay Kararı
Künye Bilgileri
| Daire | 16. Hukuk Dairesi |
| Esas No | 2011/6670 |
| Karar No | 2011/5359 |
| Karar Tarihi | 10.10.2011 |
Karar Metni
"İçtihat Metni"