Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili gelmedi. Davalı vekili Avukat ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkin olup mahkemece Dairemizin bozma ilâmına uyularak davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı arsa sahipleri tarafından açılan davada kat karşılığı inşaat sözleşmesi hükümlerine göre davalı tarafından inşa edilen binada eksik ve kusurlu işler bedeliyle gecikme tazminatı talep edilmiş, mahkemece 114.180,00 TL ve 9.166,66 TL eksik işlerden doğan tazminat ve 12.415,00 TL gecikmeden doğan zarar yönünden dava kabul edilmiş, bu kararın davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizce gecikme tazminatı yönünden imar plan değişikliği ile fazladan yapılan 6 adet bağımsız bölümün teslim süresine etkisi olup olmadığının tespiti açısından bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulmuş, imar değişikliğinin inşaat süresini 2 ay 17 gün uzatacağı kabul edilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazladan yapılan bağımsız bölümlerin süreye etkisi olmayacağı açıklanmış ise de, imar değişikliği yasal olarak sözleşmeden sonra kesinleşmiş olup sözleşmedeki 2 yıllık süreyi 38 bağımsız bölüm için kabul eden müteahhidin 44 adet bağımsız bölümü de aynı sürede yapmaya zorlanması hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu nedenle mahkemece bilirkişilerden alınacak ek rapor ile 6 adet bağımsız bölüm için gereken ek sürenin ayrıca hesaplanması gerekir. Diğer taraftan Dairemizce verilen bozma kararı ile ilk verilen hüküm ortadan kalkacağından bozmadan sonra verilen hükümde eksik-kusurlu işler bedelinin kesinleştiğinden bahisle yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına dair verilen karar da hatalıdır.
Karar açıklanan sebeplerle bozulmalıdır.
Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, Yargıtay'daki duruşmada vekille temsil olunmadığından davalı yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 10.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.