Davacı ... ile davalı 1-... Yapı Kooperatifi 2-... arasında çıkan anlaşmazlığın çözülmesi için seçilen ..., ... ve ... ’dan oluşan Hakem Kurulu tarafından verilen 02.04.2009 tarih ve 2008/1 sayılı kararın temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve dosya Aydın 2. Asliye Hukuk Hakimliğince 28.06.2011 tarih ve 2009/262-255 D.İş sayılı yazı ile gönderilmiş olmakla temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği konuşulup düşünüldü:

Dava, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin iptali ile davacı arsa sahibine ait taşınmazla ilgili tapu kaydının iptali ve tescili, bu mümkün olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir. Dava hakemde açılmış, hakem heyetince davanın belediye yönünden husumet, yüklenici hakkında temerrüt gerçekleşmediğinden reddine dair verilen karar davacı vekili ile davalı yüklenici vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yanlar arasındaki uyuşmazlık 13.02.1998 tarihli kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı arsa sahibi sözleşmenin feshi ile tapu kayıtlarının iptali ve tescilini, olmadığı takdirde bedelin tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı kooperatif vekili cevap dilekçesinde hakem heyetinin tapu iptal ve tescil konusunda karar vermesinin mümkün olmadığını da savunmuştur.
Dairemiz ile Yargıtay’ın kararlılık gösteren içtihat ve uygulamalarına göre iki tarafın arzusuna tâbi olmayan konularda tahkim cereyan etmeyeceğinden, tarafların her konuda tahkim anlaşması yapmaları mümkün değildir. Davada öncelikli talep tapu iptali ve tescil istemidir. Tapu iptal ve tescil davalarında hakemlerin karar vermesi mümkün olmayıp bu husus kamu düzenine ilişkin olduğundan görevi gereği mahkemeler, hakemler ve temyiz aşamasında Yargıtayca dahi kendiliğinden gözönünde tutulur. (Yargıtay 15.HD’nin 14.04.2008 gün 2008/2087 E.-2008/2429 K.sayılı ilamı).
Bu nedenle sözleşmenin 7. maddesindeki tahkim şartı tapu iptal ve tescil istemli bu davada uygulanamayacağı, hakem kurulunca açılan davanın genel mahkemede görülmesi gerektiği gerekçesiyle görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken bu husus üzerinde durulmadan işin esası hakkında karar verilmesi doğru olmamış, bozulması uygun bulunmuştur.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hakem kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı kooperatifin temyiz itirazları ve davacının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin ve Yargıtay başvurma harçlarının istek halinde temyiz eden davacıya, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 10.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.