Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... İcra Müdürlüğünün 2010/1075 talimat sayılı dosyasında bir kısım menkul malların satışının yapıldığını, müvekkilinin ihaleye katılma amacıyla icra müdürlüğünün hesabına bir miktar para yatırdığını, sonuçta ihalenin gerçekleşmediğini ve ... İcra Müdürlüğünün yeniden açık arttırma yaparak menkul malların daha yüksek bedelle satışını gerçekleştirdiğini, müvekkili tarafından ihale için yatırılan 450.000,00 TL'nin icra müdürlüğü tarafından iade edildiğini, ancak halen iade edilmemiş olan 149.000,00 TL mevcut olduğunu, ... İcra Müdürlüğünün bu tutarı ihaleye giren başka bir şirkete gönderdiğini, oysa müvekkilinin başka bir şirketle organik ya da fiili bağı olmadığını belirterek 149.000,00 TL'nin 01.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacı ile dava dışı olan ve 12.05.2016 tarihli ihaleye katılan ... Gıda San. ve .... Ltd. Şti.'nin birlikte hareket ettiklerini, dava konusu edilen miktarın dava dışı ... Gıda San. ve .... Ltd. Şti.'nin 12.05.2016 tarihli ihaleye katılabilmesi için gereken teminat bedeli olduğunu, kalan teminat bedelinin ise nakit olarak ödendiğini, 12.05.2016 tarihli ihaleyi dava dışı ... Gıda San. ve .... Ltd. Şti.'nin alması üzerine ödenmesi gereken ihale bedelinin 450.000,00 TL'sinin davacı tarafından ödendiğini, ancak kalan ihale bedeli ödenmediğinden 450.000,00 TL'nin davacıya iade edildiğini, dava konusu teminat miktarının ise dava dışı şirkete ödendiğini, davacının icra dosyasına kendisi tarafından yatırılan ve dava konusu edilen bedelin ödenmesi için hiçbir talepte bulunmadığını, doğrudan tazminat davası açmakta iyiniyetli olmadığını, davacı ile dava dışı şirket arasında çıkan uyuşmazlık nedeniyle davacının elde edemediği miktarı müvekkilinden tahsil etmeye çalıştığını belirterek davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının istinaf başvurusunun davalı yararına hükmedilen vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı tarafından süresinde davaya cevap verilmediğinden cevap dilekçesine itibar edilemeyeceğini, müvekkilinin ilk ihaleye katılmadığını, iki ayrı tarihte yatırılan tüm paraların ihaleye katılma ümidiyle yatırıldığını, müvekkili ile dava dışı ... Gıda San. ve .... Ltd. Şti.'nin hiçbir bağlantısı olmadığını, müvekkilinin ikinci ve üçüncü ihalelere katıldığını ve dava konusu edilen tutarın da teminat olarak kabul edildiğini, ancak ihaleleri dava dışı şirketlerin aldığını, müvekkili tarafından yatırılan paranın bir kısmının iade edilmediğini, bu paranın dava dışı ... Gıda San. ve .... Ltd. Şti.'ye ödendiğini, müvekkilinin icra müdürlüğünden talepte bulunmasında veya şikayet yoluna başvurmasında hukuki menfaati bulunmadığını, dava konusu edilen miktarın zaten dava dışı kişiye ödenmiş durumda olduğunu, müvekkili ile dava dışı şirketin herhangi bir bağı bulunmadığını, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Uyuşmazlık, İcra ve İflas Kanunu'nun 5 inci maddesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.