Mahkumiyet
Sanığın kanuni süresi içinde sunduğu temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer vermediği anlaşılmakla, Anayasa'nın 40/2 maddesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 34/2, 231/2,232/6 ve 291. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğunun belirtilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 294/1 maddesinde; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.'' ve aynı Kanun'un hüküm tarihinde yürürlükte bulunan "Temyiz gerekçesi" başlığını taşıyan 295/1 maddesinde ise; "Temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilir.'' şeklindeki düzenlemeler karşısında; sanık hakkında kurulan hükme ilişkin kısa kararda, gerekçeli kararda ve gerekçeli kararın ceza infaz kurumu aracılığıyla tebliğine ilişkin müzekkerede, 5271 sayılı Kanun'un 295/1 maddesi uyarınca temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin tebliğden itibaren (7) gün içerisinde verilmesi gerektiği açıklamasına yer verilmediği gözetilerek sanığa, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda usulüne uygun şekilde ''5271 sayılı Kanun'un hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 295/1. maddesi uyarınca temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin tebliğden itibaren (7) gün içerisinde verilmesi halinde temyiz talebinin incelenebileceği, aksi halde sebep yokluğundan temyiz talebinin reddedileceği'' hususlarını içeren meşruhatlı tebligat ile gerekçeli kararın tebliğ edilmesi, temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçe verilmesi halinde ise bu hususta ek Tebliğname düzenlenmesi için dava dosyasının, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 11.09.2025 tarihinde karar verildi.