Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.11.2010 gün ve 2008/310-2010/623 sayılı kararı onayan Daire’nin 11.06.2012 gün ve 2011/3933-2012/10208 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin 70 adet hamiline yazılı hissenin sahibi olduğunu, davalıya hamiline hisse senetlerinin yeni hisse senetleri ile değiştirilmesi için ihtar gönderildiğini ancak kabul edilmediğini, davalı tarafından yapılan ilanda ana sözleşme değişikliği gereğince tüm hisse senetlerinin nama yazılı olduğunun belirtildiğini, nevi değiştirilen hisse senetlerini ellerinde bulunduran ortakların bu senetlere tekabül eden payları alabilmek için ihraççılara başvurabileceğini ileri sürerek, müvekkilinin kuruluş aşamasında hamiline olan 70 adet hisse senedinin dava tarihi itibariyle şirketin ne miktardaki hisse senedine tekabül ettiğinin tespitini, tespit edilen miktardaki hisse senedinin karşılığı olan nama yazılı senedinin müvekkilinin adına düzenlenmesini, davalı şirket kayıtlarının bu şekilde düzeltilmesini ve kararın Merkezi Kayıt Kurumu A.Ş. ve Sermaye Piyasası Kurumu'na bildirilmesini, sermaye artırımı dışında kalan temettü alacaklarının reeskont faizi olan 30.000.00 TL'nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin hisselerinin tamamının nama yazılı ve sahiplerinin belli olduğunu, davacının müvekkili şirkette hisse sahibi olmadığını, hamiline yazılı hisse senetlerinin kuruluş aşamasında B grubu senetler olarak ihraç edildiğini, söz konusu pay gruplarının 21.08.1987 günlü genel kurulda iptal edildiğini, hamiline yazılı senetlerin tamamının nama yazılı hale getirildiğini, genel kurula da bu payların sahiplerinin tamamının katıldığını ve davacının da katılmış olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının davalı şirkette dava tarihi itibariyle 272.438.463 (eski) TL'ye tekabül eden %0,00006 paya sahip olduğunun tespiti ile 50,95 (eski) TL temettü alacağının davalıdan tahsiline, hisse senedi karşılığının nama yazılı hisse senedi olarak adına düzenlenmesi ve şirket kayıtlarının bu şekilde düzeltilmesine ilişkin talebin ve Merkezi Kayıt Kurumu ile Sermaye Piyasası Kurumu'na bildirilmesine ilişkin istemin reddine dair verilen karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.

Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 26.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.