Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.04.2010 gün ve 2007/593-2010/348 sayılı kararı bozan Daire’nin 05.07.2012 gün ve 2011/4928-2012/11999 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Seta Müzik Medya Ltd. Şti'nin ortağı olduğunu, anılan şirkete 18.8.2003 tarihinde ortak oluncaya kadar şirket ortaklarının % 40 hisse ile ..., % 30 hisse ile ..., % 30 hisse ile ... olduğunu, müvekkilinin ortaklığından sonra ...'in hissesinin %2'sini, ...'in ise hissesinin % 28'ini müvekkiline devrettiğini, ortakların tümünün müdür olarak seçildiğini, ortakların ikisinin imzası ile işlem yapılmasının kabul edildiğini, 15.10.2003 tarihinde noterde düzenlenen hisse devir sözleşmesi ile ...'in hissesinin tamamını müvekkiline devrettiğini, ortaklardan ...'in 12.8.2006 tarihinde vefat ettiğini, bundan sonra müvekkilinin bilgisi dışında ortaklar kurulu toplantısı yapıldığını, müvekkilinin çağrılmadığı ortaklar kurulu kararlarının kayyım onayı olmadığı ve toplantı karar yeter sayısı bulunmadığı için geçersiz olduğunu, davalılardan ...'in tek başına şirketi temsil ve ilzama yetkili kılınmasının da geçersiz olduğunu, şirketin faaliyeti konusunda müvekkiline bilgi verilmediğini, ortaklıktan dolayı müvekkilinin payına düşen miktarın ödenmediğini, davalıların şirket kasasını boşalttığını, müdürlük yetki ve görevlerini kötüye kullandıklarını ileri sürerek, müvekkilinin bilgisi dışında alınan usul ve yasaya aykırı ortaklar kurulu kararlarının ve bu kararlara dayalı olarak yapılan her türlü işlemin iptaline, ortaklığın feshine, yargılama aşamasında belirlenmesi halinde ortaklığın iflasına, müvekkilinin ortaklıktan kaynaklanan 5.000 TL alacağının bütün hak ve alacakları ile zararlarının tazminine, davalı ...'den alınan % 40 hissenin adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili, dava konusu taleplerin hak düşürücü süre ve zamanaşımına uğradığını, davacı adına ortaklar pay defterine kaydedilip tescil ve ilan edilen % 30 hisse karşılığının ödenmediğini, davacının şirket zararına hareket ettiğini,
ortaklar kurulu için tebliğ yapılmamasının iptal sebebi olmadığını, şirketin iflasını gerektiren bir durumun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınmadığı anlaşılan 43,90 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 26.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.