Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. ... Sulh Ceza Mahkemesinin 13.02.2014 tarihli 2013/1019 Esas, 2014/140 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kötü muamele suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 232 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesi uyarınca 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresinin uygulanmasına karar verilmiş, karar 18.03.2014 tarihinde kesinleşmiş, sanığın denetim süresi içerisinde 11.05.2014 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğundan bahisle ihbar yapılmıştır.
B. ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2015/581 Esas, 2015/779 Karar sayılı kararı ile açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanarak sanık hakkında kötü muamele suçundan 5237 sayılı Kanunu'nun 232 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesi, 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 inci maddesi uyarınca 350 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin; sanığın eyleminin tamamlanmış olduğu gözetilmeksizin hakkında teşebbüs hükümlerinin uygulandığı ve kabule göre de hesap hatası yapılarak sanık hakkında fazla cezaya hükmolunduğuna yönelik olduğu belirlenmiştir.

Sanığın, annesi olan katılanı evden çek git diyerek, kovalayarak, yaralama niteliğini taşımayan, merhamet, şevkat ve acıma hissi ile bağdaşmayan; kişinin onurunu rencide edici davranışlarda bulunmak suretiyle kötü muamelede bulunmak suçunu işlediği kabul edilmiş ve sanığın eylemlerinde sözle söylenen davranışının fiili aşamaya geçmediği kabul edilerek Yerel Mahkemece sanık hakkında teşebbüs hükümleri uygulanmak suretiyle mahkumiyeti yönünde hüküm kurulmuştur.

1. 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrasında yer alan, "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek, cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurulabilir." şeklindeki düzenleme karşısında, mahkemece duruşma açılarak, sanığın duruşmaya çağrılması, varsa diyecekleri sorularak yapılan yargılama sonucuna göre aynı Kanun'un 230 uncu maddesi uyarınca hüküm fıkrasında bulunması gereken bütün hususlar da gözetilerek yeniden hüküm kurulması ve bu hükmün açıklanması gerektiği gözetilmeden, duruşma gününü bildirir ihtarlı tebligatın yapıldığı tarihte aynı yer yargı çevresi içindeki ceza infaz kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanığın duruşmada hazır bulundurulması sağlanıp beyanı alınmadan karar verilerek, 5271 sayılı Kanun'un 193 üncü ve 196 ncı maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.

Başkaca yönleri incelenmeyen ... Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.