Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, ihbar olunan ... Gayrimenkul Yatırım ve ... AŞ ve ... ... İşletmeciliği AŞ vekili ile ihbar olunan ....paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının maliki olduğu konutta yangın meydana geldiğini, davalının maliki olduğu konutun iç dekorasyonun dava dışı ... Dek. Yapı. Sis. İnş. Paz. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yapıldığını, yangının, davalıya ait dairenin iç dekorasyonunu yapan şirket çalışanlarının kusuru ve tedbirsizliği nedeniyle meydana geldiğini, yangın söndürme çalışmaları sırasında davacıya sigortalı konuta su sirayet ettiğini, sigortalı konutta zarar meydana geldiğini, yapılan incelemeler neticesinde hasar bedeline ilişkin olarak 138.124,07 TL ödeme yapıldığını, bu hususta tazminat makbuzu ve temlikname alındığını, ödenen tazminatın rücuan tazmini amacıyla davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, borçlunun itirazının iptaline ve icra takibinin devamı ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı müvekkiline ait konutta yapılan tadilat çalışmaları esnasında yangın meydana geldiğini, davalı tarafından taşınmazda tadilat -tamirat ve dekorasyon işlerinin yapılması amacıyla .... Yapı ... İnş. Paz. ve Tic. Ltd. Şti ile anlaşılarak tamirat ve dekorasyon çalışmalarının başlatıldığını, çalışmalar esnasında şirketin işçileri tarafından yangına sebebiyet verildiğini, yangına sebebiyet veren işçileri istihdam eden şirketin zarardan sorumlu olduğunu, davanın .... Yapı ... İnş. Paz. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ihbar edilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 19 uncu maddesi kapsamında meydana gelen zararın oluşumunda davalı kat malikinin kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...davanın, 21.03.2011 tarihinde İstanbul 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/103 E.sayılı davası olarak açıldığı, bu mahkemece Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, kararın Yargıtay 17.Hukuk Dairesince onanarak, uyuşmazlığın 634 sayılı KMK hükümleri gereğince çözülmesi gerektiğinin belirtildiği görülmüş, onama kararı üzerine yargılamaya kararı veren Sulh Hukuk Mahkemesinde devam edilmiştir. Yangına sebebiyet veren olayın, davalıya ait dairede tadilat dekorasyon çalışmaları olduğu, bu işlerin ihbar edilen .... Yapı ... İnş. Paz. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yapıldığı, İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/169 E.sayılı dosyasında, bu şirketin yangında %60 kusuru bulunduğu, diğer ihbar edilen apartman yönetim şirketinin %40 oranında kusurlu olduğu, dosyamız davalısına ise bir kusur atfedilmediği anlaşılmıştır. Bu kusur oranlarına göre verilen kararın onanarak kesinleştiği dikkate alındığında, davalı ...'in zararlandırıcı olayda kusursuz olduğu da kesinleşmiştir. Davacı vekili her ne kadar, davalının bina sahibi olarak kusursuz sorumluluğu bulunduğunu iddia etmekte ise de, Yargıtay 17.HD'nin 29.09.2016 tarihli, 2016/9195-8343 E.K.sayılı ilamıyla 634 sayılı KMK hükümleri gereğince uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiği kabul edildiğinden, bu yasa kapsamında uyuşmazlık ele alındığında KMK'nun 19/son maddesi gereğince kat maliklerinin anagayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere kusuru ile verdiği zarardan dolayı sorumlu tutulduğu, kusursuz sorumluluk öngörülmediği, davalı kat malikinin meydana gelen olayda kusurunun bulunmadığı..." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 69 uncu maddesinden kaynaklanan sorumluluğunun bulunduğunu, Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 19/son maddesinin TBK'nin 66 ncı ve 69 uncu maddelerinde yer alan kusursuz sorumluluk hükümlerini ortadan kaldırıcı mahiyette olmadığını, davalının zarardan sorumlu olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
İhbar olunan ... Gayrimenkul Yatırım ve ... AŞ ve ... ... İşletmeciliği AŞ vekili temyiz dilekçesinde; zararın meydana gelmesinde ihbar olunan şirketlerin kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
İhbar olunan ....paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde; davalı malikin zarardan kusursuz sorumlu olduğunu, davalı malik tarafından görevlendirilen mimarların uyarılara rağmen kaynaklı asma tavan talep etmesi kalitesiz malzeme kullanılmasının zarara sebep olduğunu, bina yönetiminin su siprenter vanalarını kapatmasının yangına müdahaleyi geciktirdiğinden zarardan sorumlu olmadıklarını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
1.Davanın taraflarını davacının dilekçesinde belirttiği davacı ve davalılar oluşturmakta olup davanın tarafları dışında kararın temyizi ancak ilgili aleyhine hüküm kurulmuş olması halinde sözkonusudur. Bu bakımdan ... Gayrimenkul Yatırım ve ... AŞ ve ... ... İşletmeciliği AŞ ile .... Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin davada ihbar olunan sıfatı dışında başkaca bir sıfatı bulunmayıp aleyhlerine hüküm de oluşturulmadığı ve bu nedenle hükmü temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmakla, ihbar olunan ... Gayrimenkul Yatırım ve ... AŞ ve ... ... İşletmeciliği AŞ vekili ile ihbar olunan ....paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
konut sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının maliki olduğu konutta çıkan yangın neticesinde davacıya sigortalı konutun hasar gördüğünü, sigortalının zararının davacı şirket tarafından karşılandığını açıklayıp rücuan tazminat talebinde bulunmuş, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davalı kat malikinin bağımsız bölümünde dava dışı/ihbar olunan ... şirketi tarafından dekorasyon işi yapımı sırasında yangın çıktığı, adı geçen şirketin/çalışanlarının yangının çıkmasında kusurunun bulunduğu hususunda uyuşmazlık yoktur.
Kat Mülkiyeti Kanununun (KMK) 19 uncu maddesinde "Her kat maliki anagayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumludur" düzenlemesi yer almıştır.
KMK'nin 19 uncu maddesi kat maliklerinin kullanım hakkını sınırlayan ve diğer maliklere karşı sorumluluk yükleyen temel maddelerden biridir. KMK'nın 19 uncu maddesi kusur sorumluluğu niteliğindedir. Yani kat maliki kusurlu bir davranışıyla zarar verirse sorumlu olur. Ancak bazı durumlarda kusursuz sorumluluk ilkesinin uygulanması sonucu doğar ve kat maliki diğer kat malikine karşı kusursuz sorumluluk ilkesi çerçevesinde verdiği zarardan sorumludur. Anılan madde her ne kadar kusur sorumluluğu şeklinde düzenlenmiş ise de buradaki sorumluluk gerçek bir kusur sorumluluğu olmayıp kusursuz sorumluluk ilkesine benzeyen bir fiili sorumluluk niteliğindedir. Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre bağımsız bölümden çıkan zararlar nedeniyle kat maliki ortaya çıkan zarardan "kaynak daire" olarak sorumludur. Zira KMK'nın 19 uncu maddesinin amacı diğer bağımsız bölümlerin korunması, her kat malikinin kendi bağımsız bölümünü kontrol yükümlülüğü ve komşuların zararını karşılamaya yönelik özel bir rejim oluşturmaktadır. Elbetteki kat malikinin de diğer bağımsız bölümün zararını karşıladığı oranda haksız fiil failine rücu imkanı bulunmaktadır.
Türk Hukukunda bağımsız bölümden çıkan zararlar nedeniyle zararın çıkış noktası kendi mülkiyetinde olan daire olması nedeniyle kendi dairesinden kaynaklanan zarardan kat maliki sorumludur.
Öte yandan olay tarihinde yürürlükte olan Borçlar Kanunu'nun 55 inci maddesinde "Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür. Adam çalıştıran, çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse, sorumlu olmaz. Bir işletmede adam çalıştıran, işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe, o işletmenin faaliyetleri dolayısıyla sebep olunan zararı gidermekle yükümlüdür. Adam çalıştıran, ödediği tazminat için, zarar veren çalışana, ancak onun bizzat sorumlu olduğu ölçüde rücu hakkına sahiptir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Adam çalıştıranın sorumluluğu, çalışanın kendisine verilen işin yapılması sırasında ve söz konusu iş dolayısıyla üçüncü bir kişinin zarar görmesi neticesinde oluşacaktır. Adam çalıştıran, çalışanını denetleme ve ona talimat verme yükümlülüğü yanı sıra, çalışanını seçerken de gerekli özeni göstermelidir. Bu nedenledir ki, adam çalıştıran, çalışanlarını seçerken gerekli araştırmaları yapmalı ve hatta araştırma sürecinde kendisine sunulan sertifikalar ile yetinmemelidir.
Adam çalıştıranın sorumluluğu bir kusur sorumluluğu olmayıp, olağan sebep sorumluluğudur. Burada yasa adam çalıştırana genel nitelikte objektif bir özen yükümlülüğü, bir gözetim ödevi yüklemiştir. Adam çalıştıranın sorumluluğu kendisinin veya emrinde çalışan yardımcı kişinin kusurlu olup olmamasına bakılmaksızın, kusurdan bağımsız olarak doğmaktadır.
Sorumluluğun doğması için objektif özen yükümlülüğünün ihlaliyle meydana gelen zarar arasında, uygun illiyet bağının bulunması yeterli kabul edilmiştir. Adam çalıştıran, görülecek işe uygun fikri, mesleki bilgi ve yeteneklere sahip bir kişi seçmekle yükümlüdür. Seçeceği yardımcı kişinin göreceği iş için vasıflı, yeterli eğitim görmüş, yeni bilgi, yöntem ve tekniği, özümsemiş ve izlemiş olmasını arayacaktır (Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Prof. ..., Cilt:
2-4 bası, sh.160). (HGK. 15.06.1994 gün ve 11-178 K.).
İstihdam edenlerin müstahdemlerinin eylemlerinden sorumlu tutulmaları ilkesi, kendi yararı için başkasını çalıştıran kimsenin, bu işin ifasından meydana gelecek zarar tehlikesini bazı şartlar altında üzerine alması esasına dayanır. Bir kimseyi işinde kullanarak onun emeğinden faydalar sağlayan kimsenin, kullanılan adamın işini gördüğü sırada neden olduğu zararlardan da sorumlu tutulması yani elde ettiği nimete karşılık külfete de katlanması hakkaniyete uygundur.
Davalı kat malikinin bağımsız bölümünde dava dışı/ihbar olunan ... şirketi tarafından dekorasyon işi yapımı sırasında adı geçen şirketin/çalışanlarının yangının çıkmasında kusuru bulunduğuna göre davalı malik yararına yapılan iş sırasında ortaya çıkan zarardan davalı kat maliki adam çalıştıran sıfatıyla sorumludur. Davaya konu yangının çıkmasında davalı yararına dekorasyon işini yapan çalışanların kusurunun bulunduğu sabit olduğuna göre davalı malikin çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiği de ispatlanamamıştır.
Tüm yapılan açıklamalara göre davalı kat maliki kendisine ait bağımsız bölümde ortaya çıkan yangında kusuru bulunduğundan (adam çalıştıran sıfatıyla eylemlerinden sorumlu olduğu ... şirketi çalışanlarının kusurunun sabit olması nedeniyle) sorumlu olup mahkemece işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar vermek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle ihbar olunan ... Gayrimenkul Yatırım ve ... AŞ ve ... ... İşletmeciliği AŞ vekili ile ihbar olunan .... Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz dilekçelerinin REDDİNE,
2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararınına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde davacı ve ihbar olunan ... Gayrimenkul Yarıtırım ve ... AŞ, ... ... İşletmeciliği AŞ ile ihbar olunan .... Paz. San ve Tic. Ltd. Şti'ye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi