Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 303/1-a maddesi uyarınca mahkumiyet hükmü kaldırılarak sanık hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmiştir.

Katılan ... vekilinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluştuğuna, mevcut delil durumu ve dosya kapsamına uygun olarak sanığın mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, ilişkindir.

Katılan vekili tarafından kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
Sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280/1-(a) maddesi delâletiyle aynı Kanun’un 303/1-(a) maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-(a) maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-(g) maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği, somut olayda, ... Esnaf ve Sanatkarlar Odası'nın eski başkanı olan sanık ...'in, 12.05.2015 tarihinde yapılan seçimde seçilme yeterliliğini kaybetmiş olmasına rağmen, kuruluşa ait evrak, defter ve diğer belgeleri yeni seçilen yönetim kuruluna teslim etmeyip yedinde tuttuğunun iddia edildiği anlaşılmakla, sanığın eyleminin 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu'nun 59. maddesi delaletiyle 5237 sayılı TCK'nın 205/1. maddesinde düzenlenen, resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçunu oluşturup oluşturmayacağının tartışılması, bu hususta sanığın duruşmada dinlenilmesi gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan beraat kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, katılan ... vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2025 tarihinde karar verildi.