HÜKÜMLER: Beraat
Sanıklara yüklenen suçtan zarar gören Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu'nun 5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesi uyarınca hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu ancak kovuşturma evresinde usulüne uygun şekilde davetiye tebliğ olunmak suretiyle duruşmadan haberdar edilmediği anlaşılmakla, süresinde verdiği temyiz dilekçesiyle katılma talebinde bulunan Bilgi Teknoloji ve İletişim Kurumu’nun CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca dava ve duruşmalara katılan sıfatıyla kabulüne karar verilerek yapılan ön inceleme neticesinde;
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareketle katılan ...'in nüfus cüzdanı fotokopisini kullanmak suretiyle katılan adına sahte GSM abonelik sözleşmesi düzenletmekten ibaret eylemlerinin, hükümden önce 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 6518 sayılı Kanun'un 1 04... . maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63/10. maddesi ile yaptırıma bağlanan 56/4. maddesindeki "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işlemeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez evrakta değişiklik yapılmaz ve bunlar kullanılamaz" ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükümleri karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56. maddesindeki suçu oluşturduğu anlaşılmakla,
Sanıkların eylemlerine uyan "5809 sayılı Kanun'a aykırılık” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e maddesi gereği öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık ...'in sorgusunun yapıldığı 13.04.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan ... vekili ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 10.09.2025 tarihinde karar verildi.