Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/09/2013 tarih ve 2012/247-2013/249 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı olan .... Mermer Ltd Şti’nin 27.02.2012 tarihli 016/12 nolu fatura ile .... isimli firmadan İtalya’dan ...’a sevk edilmek üzere konteynır içerisinde ....isimli gemiye emtianın tam ve eksiksiz olarak yüklendiğini, tahliye sırasında bu emtiaların bir kısmının hasarlandığını meydana gelen zararın 6.701,39 TL olduğunun tespit edildiğini, hasar tutarının 02.04.2012 tarihinde sigortalıya ödendiğini, müvekkilinin sigortalının haklarına halef olduğunu, taşıyıcının elinde bulunduğu sırada ve taşıma esnasında hasara uğrayan emtia nedeni ile davalıların sorumlu olduğunu iddia ederek davalılardan 6.701,39 TL tazminatın 02.04.2012 tarihinden itibaren TCMB avans faizinin uygulanarak müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı .... ve Arkas Ulaştırma A.Ş. vekili, davanın .... SPA’a karşı husumet yönetilerek açılması gerektiği halde acenteye husumet yöneltildiğini, müvekkilinin Tarros SPA’nın acentesi olduğunu, yükleyici ile müvekkili şirket arasında doğrudan bir sözleşme ilişkisi de bulunmadığını, pasif husumet yokluğu nedeni ile davanın reddinin gerektiğini, davacının süresi içerisinde hasarı tespit ettirmeyip müvekkiline bildirmediğini, 3 günlük süre içerisinde yazılı olarak bildirim yapması gerektiğini, bu süre içerisinde hasar ihbarında bulunmadığını, söz konusu malların boş konteynır ile İtalya’daki yükleyicisinin adresine bırakıldığını, konteynır mührünün yükleyici tarafından takıldığını, bu nedenle malların istiflenmesi, sağlamlaştırması işlemlerinin, dava dışı yükleyici tarafından yapıldığını, taşımanın FCL/FCL (Full Container Load) yapıldığını, taşıyana mühürlü olarak teslim edildiğini, ayrıca konşimento da yükleyici istifleri saydı klozunun yer aldığını, hasarın ne zaman meydana geldiğinin belli olmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu, diğer davalı ...’nın ise kara yolu nakliye işini aldığını, malları İstanbul Limanından Beykoz adresine taşıdığını, taşınma sırasında dava dışı Özdemir Nakliyat Ltd Şti’yi taşeron olarak kullandığını, ekspertiz raporunda hasar nedeninin konteynır içinde sehpayı bağlayan çelik halatın kopması sonucu deniz yolu ile taşınması sonucunda meydana geldiği ve kara nakliyesinde oluşmadığının belirtildiğini, davacının sigortalısının da bunu kabul ettiğini, buna göre istifleme ve emniyete almada, yola, denize ve yüke elverişli olarak yükleyici tarafından istiflemenin yapılmadığını, Arkas Ulaştırma A.Ş’nin sorumlu olamayacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, faturayı düzenleyenin dava dışı .... SPA, davalı ...'nin ise bu şirketin acentesi olduğu, bu halde davanın acenteye karşı doğrudan değil asıl davalı olan acenteye karşı taşıyıcıya izafeten açılması gerektiği gerekçesiyle ....Denizcilik ve Nakliyat A.Ş'ye karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalı ...'ye karşı açılan davanın ise kara taşıması sırasında hasarın meydana geldiği ispatlanamadığı, ayrıca hasarın davacının sigortalısının usulüne uygun istifleme yapmamasından kaynaklandığı gerekçesiyle bu davalı açısından esastan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dosyaya tercümesi ibraz edilen konşimentoda da taşıyanın Tarros SPA, davalı ...Ş'nin ise “malların teslimatı için başvurulacak taraf” olarak gösterilmiş olmasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 25/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.