Vakıf hukukuna ilişkin davada Eskişehir 1. Asliye Hukuk ve Eskişehir 1.Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Dava, vakıf senedindeki değişikliğin tescili istemine ilişkindir.
Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesince; 6100 sayılı HMK.nın 383. maddesine göre uyuşmazlığa sulh hukuk mahkemelerinde bakılacağından bahisle görevsizlik kararı vermiştir.
Eskişehir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi ise; Türk Medeni Kanununa göre Kurulan ... Hakkındaki Tüzüğün 5,25,26,27,30 ve 31.maddeleri hükmü gereğince Asliye Hukuk mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı vermiştir.
TMK 102. madde hükmü “... Vakıf, yerleşim yeri mahkemesi nezdinde tutulan sicile tescil ile tüzel kişilik kazanır”, 104. madde hükmü “Tesciline karar verilen vakıf, ... yerleşim yeri mahkemesi nezdinde tutulan sicile tescil edilir...” şeklindedir.
Türk Medeni Kanununa göre Kurulan ... Hakkındaki Tüzüğün 5.madde hükmü:“ ... tescili hususundaki başvurma vakfedenin ikametgahı Asliye Hukuk Mahkemesine yapılır.”

25.madde hükmü: ”... mallarının muhafazası veya gayesinin devam ettirilmesi için, ... idare şeklinin değiştirilmesine kesin ihtiyaç hasıl olduğu takdirde, idare uzvu tarafından yetkili asliye mahkemesine başvurulur.”

26.madde hükmü: ”... asıl gayesinin mahiyeti ve şümulü, vakfedenin vakıf senedinde belirttiği arzusuna açıktan açığa uymayacak derecede değişmiş olursa, idare uzvu veya ... Genel Müdürlüğü ... gayesinin değiştirilmesi için yetkili asliye mahkemesine başvurur.”

27.madde hükmü: ”Geliri giderini karşılamayan veya kıymetine uygun gelir getirmeyen vakıf mallarının, vakıf senedinde aksine bir hüküm bulunsa bile, vakıf yönetiminin önerisi ve ... Genel Müdürlüğü ... Meclisinin uygun görüşünden sonra yetkili asliye mahkemesince, daha yararlı bir mal veya parayla değiştirilmesine karar verilebilir.”

31.madde madde hükmü -... gayesi, Türk Medeni Kanununun 903 sayılı Kanunla değiştirilen 74 üncü maddesinin ikinci fıkrası hükmüne girdiği takdirde ... Genel Müdürlüğü, ... dağıtılması için yetkili asliye mahkemesine başvurmak zorundadır. Bu başvurma üzerine mahkeme, duruşma yaparak ... dağıtılmasına karar verir ve siciline durumu tescil eder.”şeklindedir.
Diğer taraftan, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK.nın 382. maddesinde, "çekişmesiz yargı işleri" düzenlenmiş aynı maddenin 1.bendinde, "Çekişmesiz yargı, hukukun, mahkemelerce, aşağıdaki üç ölçütten biren veya birkaçına göre bu yargıya giren işlere uygulanmasıdır:
a) İlgililer arasında uyuşmazlık olamayan haller
b) İlgililerin, ileri sürebileceği herhangi bir hakkının bulunmadığı haller
c) Hakimin resen harekete geçtiği haller" olarak düzenleme yapılarak aynı Yasa’nın 383. maddesinde de çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesi olacağı hükmüne yer verilmiştir. Yasada sayılan çekişmesiz yargı işleri örnek niteliğinde olup bu ölçütlerin birine veya bir kaçına uyan işlerde çekişmesiz yargı işidir. Bu hali ile vakıf senedinin değişikliğine ilişkin talep çekişmesiz yargı işidir.
Yukarıda açıklanan yasa hükümlerine göre çekişmesiz yargıda "dava" deyiminin yeri olmayıp "iş" deyimi vardır. Dava, iki taraf sistemine göre kurulmuş ise de çekişmesiz yargıda birbiriyle çekişme halinde olan iki taraf olmadığından çekişmesiz yargı işleri için "dava" teriminin kullanılması doğru değildir. Yine çekişmesiz yargıda "taraf" değil, "ilgililer" kavramı vardır. Çekişmesiz yargıda dava söz konusu olmadığı için davacı ... davalı terimlerinin de yeri yoktur.
HMK.nın 383. maddesine göre çekişmesiz yargıda sulh hukuk mahkemesinin görevi asıl olup asliye hukuk mahkemesinin görevi istisna olduğundan yalnız "mahkeme" veya "hakim" terimlerinin kullanıldığı bütün çekişmesiz yargı işleri için sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu sonucuna varılmaktadır. (Prof Dr. B.Kuru/Prof Dr. A.C.Budak ... Barosu Dergisi, Cilt: 85, Sayı: 5, Yıl: 2011, sh:
33-36)
HMK 383-(1) hükmü “Çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece Sulh Hukuk Mahkemesidir.” şeklindedir.
Somut olayda; vakıf senedindeki değişikliğin tesciline ilişkin çekişmesiz yargı işinde görevli mahkemenin,TMK 102. -104. Madde hükmü ve Türk Medeni Kanununa göre Kurulan ... Hakkındaki Tüzüğün 5.,25.,26.,27. ve 31.maddeleri hükmü gereğince Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, bu hali ile HMK 383. maddede bahsedilen aksi düzenleme bulunduğu anlaşıldığından talebin, Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.’nın 21. 22. ve 23. maddeleri gereğince Eskişehir 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 26/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.