SUÇLAR: Tehdit, hakaret

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 Tarihli ve 2015/882 Esas, 2016/307 Karar Sayılı Kararıyla Sanık Hakkında

1. Tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 29 uncu maddesi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,

2. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 29 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,

Karar verilmiştir.

Kararın temyizini istediğine, vesaire ilişkindir.

Sanık ile katılanın çocukları arasında yaşanan kavga sonrasında sanığın katılana "Seni sinkaf ederim, ben psikopatım, çocuğunu sokağa çıkar, yakalarsam parçalarım çocuğunu." diyerek hakaret ve tehditte bulunduğu Mahkemece kabul olunmuştur.

A. Sanığın aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmemesi ve anlatımın temyiz dışı katılan ... tarafından doğrulanması ile tanıklar ... ve ...'nın beyanlarında, sanığın hakaret ve tehdit içeren sözler söylediğini duymadıklarını belirtmelerine karşın, tanık ...'nın beyanında, sanığın, katılana yönelik sinkaflı sözler söylediğini ve "Çocuğunu parçalarım." dediğini ifade etmesi karşısında, tanıkların anlatımları arasındaki çelişkinin giderilmesi, özellikle hakaret ve tehdit içerikli söz duymadıklarını beyan eden tanıklardan iddia konusu sözlerin sanık tarafından kullanılıp kullanılmadığının sorulması, çelişki giderilemediği takdirde yöntemince irdelenip hangi beyana hangi nedenle üstünlük tanındığı açıklanarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
B. 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi, sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınması, hakaret suçunun ise, suç tarihi itibariyle 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi uyarınca tehditle birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaşma kapsamında bulunmadığının anlaşılması ve yeni düzenleme karşısında, hakaret ile tehdit suçları yönünden uzlaştırma önerisinde bulunulmasının gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilip, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle bozmayı gerektirmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.