Sanık hakkında katılan ...'a yönelik hakaret suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı, sanık hakkında katılan ...'a yönelik eylemleri nedeniyle tehdit suçundan açılmış bir dava ve kurulmuş bir hüküm bulunmadığından katılan ... vekilinin temyizinin, sanık hakkında katılan ...'a yönelik hakaret suçundan verilen beraat hükmüne yönelik olduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2015/818 Esas, 2016/752 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
Sanık hakkında verilen beraat kararının eksik inceleme sonucu alındığı, dolayısıyla usul ve yasaya aykırı olduğu bu sebep hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
Katılan ile sanık arasında, suç tarihinde çıkan tartışmada sanığın "İn aşağı ağzını gözünü s...im." şeklinde sözlerle katılana hakaret ettiği, katılanın abisine haber vermesi üzerine sanığın katılanlar ... ve ...'a "Ağzına s...ın çocukları." şeklinde hakaret ettiği iddia edilmiş, Yerel Mahkemece sanığın mahkumiyetine yeterli kesin inandırıcı delil mevcut olmadığı kabul olunmuştur.
A. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, eksik inceleme bulunmayan dosyada, sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığının anlaşılması karşısında Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında katılan vekilinin tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.