Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 06.05.2017 tarihli çift taraflı trafik kazasında, karşı araç sürücüsü olan davacının yaralanıp maluliyetinin oluştuğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 10,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 10,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 10,00 TL geçici bakıcı gideri ve 10,00 TL Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanmayan tedavi gideri olmak üzere 40,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 28.02.2020 tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava değerini, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 47.226,49 TL, geçici bakıcı gideri yönünden 3.812,25 TL ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri yönünden 2.250,00 TL olarak artırmış, 03.11.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 327.409,29 TL, geçici bakıcı gideri talebini 5.332,50 TL ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri talebini 2.250,00 TL olarak belirlemiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın kazaya karışan aracın genişletilmiş kasko sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş.'ye ihbarının gerektiğini, davalı ... şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ile tedavi giderlerinin poliçe teminatı kapsamı dışında kaldığını, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, davacıya yapılan ödemelerin araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.06.2020 tarihli, 2018/1070 Esas ve 2020/456 Karar sayılı kararı ile davaya konu trafik kazası nedeniyle davacının 47.226,49 TL sürekli iş göremezlik tazminatı 3.812,25 TL bakıcı gideri ve 2.250,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri olmak üzere toplam 53.288,74 TL tutarında tazminat alacağının bulunduğu, davalının bu zararlardan sorumlu olduğu, davacının geçici iş göremezlik zararının ise daha önce karşılanması nedeniyle bu tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 47.226,49 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.812,25 TL bakıcı gideri tazminatı ve 2.250,00 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 53.288,74 TL tazminatın poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla 07.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.06.2020 tarihli, 2018/1070 Esas ve 2020/456 Karar sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesinin 09.12.2020 tarihli, 2020/890 Esas ve 2020/1188 Karar sayılı ilamı ile 09.10.2020 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40 Esas, 2019/40 Karar sayılı kararına göre Karayolları Trafik Kanunu'nun zorunlu trafik sigortasına ilişkin 90. ve 92. maddelerinde yer alan, "Trafik Sigortası Genel Şartları" ifadelerinin iptal edildiği, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz yönteminin uygulanamayacağı, davaya konu kazaya ilişkin Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'nin esas alınması gerektiği, maluliyet ve hesaplama yönünden ek rapor alınması gerektiği, davalı vekilinin hükmedilen tedavi ve bakıcı giderlere yönelik istinaf itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 17.02.2022 tarihli, 2020/656 E.-2022/130 sayılı kararı ile davaya konu trafik kazasının oluşmasında davacının % 25 oranında kusurlu olduğu, kaza neticesinde Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre % 16,2 oranında sürekli iş göremez hale geldiği, sürekli iş göremezlikten doğan zararının PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre 247.242,89 TL olduğunun belirlendiği, önceki kararın davacı tarafça istinaf edilmemesi karşısında bakıcı gideri ve tedavi gideri zararı yönünden önceki hüküm ile tespit edilen zarar tutarlarının davalı lehine usuli kazanılmış hak niteliğinde olduğu, bu zarar kalemleri yönünden yeni bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı, bu bakımdan davacının bakıcı gideri zararının 3.812,25 TL tedavi gideri zararının ise 2.250,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 247.242,89 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.812,25 TL bakıcı gideri tazminatı ve 2.250,00 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 253.305,14 TL tazminatın poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla 07.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin, fazlaya ilişkin bakıcı gideri tazminatı istemi ile fazlaya ilişkin sürekli iş göremezlik tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan maluliyet raporu ile aktüer raporunun denetime elverişli bulunduğu, bakıcı gideri ile tedavi giderlerinin teminat kapsamında bulunduğu ve davalının bu giderlere yönelik istinaf itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 hükmü gereği davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesinin 18.06.2020 tarihli ilk kararına karşı sadece davalı ... tarafından bakıcı gideri ve tedavi giderine ilişkin olarak istinaf isteminde bulunulduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince aleyhe bozma yasağına aykırı şekilde karar verildiğini, hesaplama yönteminin ve maluliyet tespitinin hatalı olduğunu, davacı tarafın maluliyet oranına ilişkin itirazı yokken daha yüksek maluliyet oranına göre hüküm kurulmasının doğru olmadığını, geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri taleplerinin reddi gerektiğini beyan etmektedir.

Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri istemine ilişkindir.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Dosya kapsamından; İlk Derece Mahkemesince verilen 18.06.2020 tarihli, 2018/1070 Esas ve 2020/456 Karar sayılı ilk kararda hükme esas alınan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 30.05.2019 tarihli rapora göre davacının maluliyetinin kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine %4 olarak belirlendiği, bu oran üzerinden yapılan hesaplamaya göre hüküm kurularak davanın kısmen kabulüne karar verildiği, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yalnızca davalı tarafça istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmaktadır.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesi tarafından hükme esas alınan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 12.08.2021 tarihli rapora göre davacının maluliyetinin Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre %16,2 olarak belirlendiği ve bu orana göre tazminat hesaplaması yapılarak karar verildiği, hükme esas alınan 12.08.2021 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde (06.05.2017) yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmediği gibi davacı tarafın istinaf başvurusu bulunmadığından davalı ... lehine oluşan usuli müktesep hakka aykırı şekilde davalı aleyhine hüküm tesis edilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda İlk Derece Mahkemesince; yukarıda açıklandığı şekilde davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle ve kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde alınan maluliyet raporuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye mahkemesine gönderilmesine,
10.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.