Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili, davalı ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili dava dilekçesinde; 01.01.2017 tarihinde müvekkillerinin murisi ve desteği ...'in ... sevk ve idaresindeki aracın ... sevk ve idarsindeki araca çarparak müvekkili murisinin vefatına sebebiyet verdiğini, gerçekleşen kazada müteveffanın kusurunun olmadığını beyanla fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve mütselsilen tahsili ile müteveffanın eşi ...’e ödenmesini, davacılardan her biri için 15.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkillerine ödenmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sorumluluğunun sigorta teminat limiti ile sınırlı ve sigortalı sürücünün kusuru oranında olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sigorta teminat limiti ile sınırlı ve sigortalı sürücünün kusuru oranında olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, meydana gelen kazada müvekkilinin kusurunun olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 183.730,32 TL maddi tazminatın 01.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı ... ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,15.000,00 TL manevi tazminatın 01.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..., ... ve ...'ten alınarak davacı ...'e verilmesine, 15.000,00 TL manevi tazminatın 01.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..., ... ve ...'ten alınarak davacı ...'e verilmesine, 15.000,00 TL manevi tazminatın 01.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..., ... ve ...'ten alınarak davacı ...'a verilmesine, 15.000,00 TL manevi tazminatın 01.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..., ... ve ...'ten alınarak davacı ...'a verilmesine, 15.000,00 TL manevi tazminatın 01.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..., ... ve ...'ten alınarak davacı ...'e verilmesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar ... ve Ufuk Vural'ın istinaf başvurusunun esastan reddine, davacıların istinaf başvurusunun kabulüne, davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş.'nin istinaf başvurusunun kısmen kabul kısmen reddine, Çarşamba 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 21.10.2021 tarih, 2018/358 Esas, 2021/584 Karar sayılı ilamının kaldırılmasına, hükmün yeniden tesisine; davacının maddi tazminat davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile; 183.730,32 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...Ş. ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, davacıların manevi tazminat davasının kabulü ile; 15.000,00 TL manevi tazminatın 01.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..., ... ve ...'ten alınarak davacı ...'e verilmesine, 15.000,00 TL manevi tazminatın 01.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..., ... ve ...'ten alınarak davacı ...'e verilmesine, 15.000,00 TL manevi tazminatın 01.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..., ... ve ...'ten alınarak davacı ...'a verilmesine, 15.000,00 TL manevi tazminatın 01.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..., ... ve ...'ten alınarak davacı ...'a verilmesine,15.000,00 TL manevi tazminatın 01.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..., ... ve ...'ten alınarak davacı ...'e verilmesine karar verilmiştir.

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; her ne kadar Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 2022/135 Esas, 2022/611 Karar 06.04.2022 tarihli kararında dava tarihinden itibaren yasal faiz ile maddi tazminat verilmesine hükmedilmişse de sigorta şirketlerinin sigorta limitleri dahilinde olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiz ile sorumlu olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu karar isabetli olup davalı ... şirketlerinin haksız fiilin öğrenildiği tarih olan olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiz ile sorumlu olduğunu, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi kararının maddi tazminata ilişkin faiz türü ve başlangıç tarihi yönünden usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
Davalı ... temyiz dilekçesinde; kusur raporunun hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığını, kaza tespit tutanağı ile kusur raporunun çelişkili olduğunu, yeni bir rapor alınmadan karar verilmesinin doğru olmadığını, desteğin kusuru oranında tazminattan indirim yapılması gerektiğini belirtmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kusur oranlarını kabul etmediklerini, kaza tespit tutanağı ile kusur raporunun çelişkili olduğunu, tazminat hesabının doğru olmadığını, pay dağılımının yanlış yapıldığını, gelir durumu araştırılmadan hesap yapılmasının ve hüküm kurulmasının doğru olmadığını belirtmiştir.

davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre davacılar vekili tarafından fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davacılar ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 15.000,00'er TL manevi tazminat talep edilmiş, mahkemece her bir davacı yönünden 15.000,00'er TL manevi tazminatın 01.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..., ... ve ...'ten alınarak davacı ...'e verilmesine, 15.000,00 TL manevi tazminatın 01.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..., ... ve ...'ten alınarak adı geçen davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... tarafından temyiz isteminde bulunulmuş olmakla davacılar Fahri, Hanifi, Zehra ve Beytullah lehine hükmedilen manevi tazminat miktarları ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle davacılar vekili ve davalı ... vekili ile davalı ...'ın temyiz dilekçesinin davacılar ..., ..., ... ve ... yönünden miktar itibariyle reddine karar vermek gerekmiştir.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili, davalı Uğur vekili ve İsa tarafından (davacı ... yönünden) temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davacılar vekili, davalı ... vekili ile ... vekilinin temyiz dilekçesinin davacılar Fahri, Hanifi, Zehra ve Beytullah yönünden miktar itibariyle REDDİNE,

2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı ... vekili ile davalı ... vekili ve ... vekilinin davacı ... yönünden temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara ve davalı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.07.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.