Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya (Kapatılan) 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2015 tarihli ve 2014/1408 Esas, 2015/378 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 206 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 58 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

Sanık bir nedene dayanmayan temyiz dilekçesi ile temyiz isteminde bulunmuştur.

1. Kardeşi olan şikayetçinin kimlik bilgilerini kullanan sanığın, dolandırıcılığa teşebbüs suçunundan Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma üzerine tutuklanması istemiyle, Antalya 5. Sulh Ceza Mahkemesine sevk edildiği ve 2009/245 sorgu sayılı dosyasında yapılan sorgusu üzerine tutuklanmasına karar verildiği, sanığın kardeşi olan şikayetçinin kimlik bilgileri ile Antalya E Tipi Ceza İnfaz Kurumuna girdiği anlaşılmıştır.

2. Sanık kardeşinin kimlik bilgilerini kullandığını ancak bu olay nedeniyle daha önce yargılandığını beyan etmiştir.

3. Antalya 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/245 sorgu tutanağı dosya arasındadır.

4. Adalet Bakanlığı Antalya E Tipi Cezaevi 19.02.2014 yazısıyla; 5. SCM 22.05.2009 tarihinde Antalya 5. SCM nin 2009/32792 soruşturma ve 2009/245 sorgu ile tefkif müzakkeresi ile sanığın ... ismiyle cezaevine 22.05.2009 da girişinin yapıldığı ve 17.09.2009 da tahliye edildiği bildirilmiştir.

5. Mahkeme tarafından; "Sanığın şikayetçinin kardeşi olduğu, Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/76-1510 sayılı dosyasında kendisini ... olarak tanıtıp dolandırıcılığa teşebbüs suçundan yargılandığı, Antalya 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/245 sorgu sayılı dosyasında bu olay nedeniyle sorgusunun yapıldığı, daha sonra yargılamanın yenilenmesi kararı ile ... hakkında hükmün iptal edildiği, sanığın bu şekilde resmi belge düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunu işlediği "nin kabulü ile mahkumiyetine karar verilmiştir.

1. Sanığın kardeşine ait kimlik bilgileri ile kolluk tarafından yakalanarak tutuklanması üzerine Antalya E Tipi Ceza İnfaz Kurumuna girmesi şeklinde gerçekleşen eylemin resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu değil, seri muhakeme usulüne tabi başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılmasını suçunu oluşturacağı ancak sanığın mahkemede verdiği beyanında bu konuda daha önce yargılandığını ifade etmesi üzerine UYAP sisteminden yapılan incelemede; sanığın öncesinde dolandırıcılığa teşebbüs suçundan Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma üzerine yakalanarak, Antalya 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 22.05.2009 tarihli 2009/245 numaralı sorgu tutanağı ile tutuklanmasına karar verilerek Antalya E Tipi Ceza İnfaz Kurumuna alındığı akabinde Antalya 6.Asliye Ceza Mahkemesine dava açıldığı, yapılan yargılama sonunda sanığın şikayetçinin kimlik bilgilerini kullandığının tespiti üzerine sanık hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulması ile Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı 07.12.2009 tarihli, 2009/16803 no.lu iddianamesi ile sanığın şikayetçinin kimlik bilgilerini kullanarak Antalya E Tipi Cezaevi'ne girdiği iddiası ile dava açılıp Antalya 17.Asliye Ceza Mahkemesi 2009/650 Esas, 2011/397 Karar sayılı kararı ile bu suçtan mahkumiyetine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, suç tarihinin net şekilde tespit edilmesinin ardından, sanık hakkında mükerrer yargılama yapılmasının önüne geçilmek amacı ile Antalya 17.Asliye Ceza Mahkemesi 2009/650 Esas, 2011/397 Karar sayılı dosyasının aslının dosya arasına getirilerek davaya konu eylem ile bu dosyaya konu eylemin aynı olay olup olmadığının araştırılması, mükerrer yargılama olduğu sonucuna varılması halinde derdest ise birleştirilmesi, kesinleşmiş ise bu davanın reddine karar verilmesi, dava açılmamış ise zamanaşımı süreleri de dikkate alınarak imkanı olması halinde dava açılmasının sağlanarak daha sonra dosyaların birleştirilmesi gerekirken, davaya devam ile hüküm kurulması,

2. Sanığın talimatla alınan savunmasında duruşmalardan bağışık tutulmayı talep ettiğini belirtmesine rağmen aynı duruşmada devamla, duruşmalara SEGBİS'le katılmak istediğini belirtmesi karşısında,Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.04.2018 tarihli ve 2014/851 Esas, 2018/144 Karar sayılı kararı uyarınca aynı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.11.2018 tarih, 2018/339 Esas ve 2018/536 Karar sayılı kararı uyarınca farklı yargı çevresindeki Ceza İnfaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan, asıl mahkemesince yapılan sorgusu sırasında duruşmadan bağışık tutulma isteğinde bulunmayan sanığın Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşünü bildirdiği ve hükmün açıklandığı son oturumda hazır bulundurulmayıp yokluğunda yargılama yapılarak mâhkumiyetine karar verilmesi savunma hakkının sınırlandırılması niteliğinde olduğu” şeklindeki kararları uyarınca; UYAP sisteminden yapılan sorgulamaya göre sanığın, hüküm tarihinde Marmara 4. No.lu L Tipi Ceza İnfaz Kurumu'nda bulunduğunun anlaşılması karşısında; sanığın kısa kararın okunduğu oturumda hazır edilmeksizin ya da ses ve görüntü bilişim sistemi (SEGBİS) aracılığı ile savunması alınmaksızın hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 196 ncı maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya (Kapatılan) 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2015 tarihli ve 2014/1408 Esas, 2015/378 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.01.2023 tarihinde karar verildi.