Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 14.04.2017 tarihinde davalıların malik sıfatıyla işleteni ve sürücüsü olduğu kamyonetin davacının sevk ve idaresindeki tescilsiz motosiklete çarpması neticesinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda davacının asli kusurlu, davalı ...'nın ise tali kusurlu olduğunu, kaza sonucu davacının ağır şekilde sakatlığa maruz kalmasının acısını bir nebze dinmesini sağlamak amacıyla 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazanın, davacının illiyet bağını kesici ölçüdeki ağır kusuruyla gerçekleştiğini bu nedenle davalılara atfedilecek herhangi bir kusur bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 25.11.2020 tarih ve 2018/581 E. - 2020/632 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 35.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline hükmedilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalılar vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuş, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 07.07.2021 tarih ve 2021/658 E.- 2021/965 K. sayılı kararı ile kusura ilişkin kaza tespit tutanağı ile ceza soruşturmasında alınan Adli Tıp Kurumu raporu ve İlk Derece Mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporu arasında oluşan çelişkinin giderilmesi için ... ...ayolları Kürsüsü veya ... Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek üç kişilik uzman bilirkişi kurulundan denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle davacı vekili ve davalılar vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden yargılama yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının davaya konu olaydan dolayı kusuru olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; her ne kadar 21.01.2022 tarihli kusur raporunda davacıya tam kusur izafe edilmiş ise de kazaya ilişkin soruşturma ve ceza dosyasında alınan Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen 13.02.2018 tarihli ve ... Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan 19.04.2019 tarihli raporlarda kazanın oluşumunda davalı ...'nın tali kusurlu, davacının ise asli kusurlu bulunduğunu, kaza sebebiyle açılan Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/298 Esas sayılı dosyasında sanığın meydana gelen kazada kusurlu olduğu tespit edilerek 4.500,00 TL adli para cezasına hükmedildiğini ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini, dolayısıyla davalı ...'nın meydana gelen kazada kusurlu olduğunun sabit olduğunu, her ne kadar ceza mahkemesi kararları hukuk hakimlerini bağlamasa da bir eylemin suç teşkil ettiğine ilişkin kararların bağlayıcı olup suçun davalı tarafından işlendiğinin sabit bulunduğunu, davacının mahkemece aldırılan maluliyet raporunda görüleceği üzere %91 oranında sürekli malul kaldığını, henüz 35 yaşında olup hayatı boyunca bu kaza neticesinde uğradığı sürekli maluliyetin izlerini taşıyacağını, davacının her iki gözünü de kaybettiğini, tat ve koku duyusu kaybı yaşadığını, hakkaniyet gereği dahi davanın kısmen de olsa kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Uyuşmazlık, davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu aracın karıştığı 14.04.2017 tarihli trafik kazası nedeniyle yaralanıp malul kalan davacı sürücünün manevi tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.