Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 21.09.2018 tarihinde ... idaresindeki ... plakalı ... Büyükşehir Belediyesi himayesi ve kontrolünde çalışan özel halk otobüsü ile müteveffa ... ... idaresindeki motosikletin çarpıştığını, kazada motor sürücüsü ... ...'nın vefat ettiğini, motosiklet sürücüsü ... ...'nın vefatı ile müvekkillerinin manevi zararının giderilmesinin talep edilmesi zaruretinin hasıl olduğunu belirterek, ... için 175.000,00 TL, ... için 125.000,00 TL, ... için 125.000,00 TL, ... için 100.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL ... ...'nın her bir kardeşi için ayrı ayrı 40.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek en yüksek faiz, yargılama giderleri ve vekalet ücretiyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline (... ve Emeklilik A.Ş. hariç), fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ..., ... ve ..., ... için ayrı ayrı 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek en yüksek faiz, yargılama giderleri ve vekalet ücretiyle birlikte müşterek ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacı adına herhangi bir poliçe düzenlemediğini, bu nedenle öncelikle pasif husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, sigorta şirketlerine karşı dava yoluna gitmeden önce yazılı olarak başvuru dava şartı olduğunu, ... Sigorta A.Ş.'ye davacı ... yönünden herhangi bir başvuru yapılmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacı eş ve çocukların ... Sigorta A.Ş.'ye başvuruları üzerine şirket nezdinde hasar dosyası açıldığını, güncel TRH-2010 (Kadın Erkek Hayat) Tabloları esas alınarak yapılan hesaplamalar sonucunda davacılar ..., ... ve ... için 242.927,38 TL ödeme yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; davanın müvekkili idarenin hizmet kusuru sebebiyle açıldığından idari yargının görev alanına girdiğini ve bu nedenle öncelikle görev yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacıların tacir olmaması nedeniyle işbölümü itirazında bulunduklarını, müvekkili idarenin davaya konu olayda işleten sıfatına haiz olmadığını, trafik kazası tespit tutanağı haricinde kusura ilişkin bir delil bulunmadığını, kusur durumunun belirlenmesi için ceza yargılamasının sonucunun beklenmesi veya mahkemece kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin aracın maliki olduklarını, kazanın meydana gelmesinde kusurları bulunmadığını, öncelikle ceza mahkemesi dosyasının bekletici mesele yapılmasını, talep edilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılar ... ve ...'ya yapılan ödemeler nedeniyle maddi zararlarının kalmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına, davacı ...'e yapılan ödemenin mahsubu ile 37.273,24 TL, davacı ... için ise 72.000,93 TL maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat davası bakımından davacılar ... ve ...'ın taleplerinin reddine, davacı ... için 30.000,00 TL, davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 20.000,00 TL, davacı ... için 25.000,00 TL, davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 5.000,00 TL, davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 7.500,00 TL manevi tazminatın davalı ... haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ...vekili ve davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekili ile davalı ...vekili ve davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; hüküm altına alınan manevi tazminatların miktar olarak çok düşük olduğunu, davalı ... tarafından bir kısım davacılara dava açıldıktan sonra yapılan ödeme nedeniyle vekalet ücreti hesabında bu ödemelerin dikkate alınması gerektiğini ve desteğe atfedilen kusur oranını kabul etmediklerini, kazanın meydana gelmesinde desteğin kusursuz olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde; husumet itirazında bulunarak davalı belediyenin kazaya karışan otobüsün işleteni olmadığını, mütearafik kusur indirimi yapılmadan maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
1-Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-b maddesi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre, mahkemece davacı ... için 37.273,24 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın, davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 20.000,00 TL, davacılar ... ve ... için ise ayrı ayrı 5.000,00 TL, davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 7.500,00 TL manevi tazminatının kabulüne karar verilmiş olup davalı ... vekilinin adı geçen davacılar lehine hüküm altına alınan tazminatlar bakımından ve davacılar vekilinin adı geçen davacılardan ... dışındaki davacılar aleyhine reddolunan tazminatlar bakımından temyize konu edilen miktarlar ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır.
2- Somut uyuşmazlıkta ilk derece mahkemesi tarafından desteğin kazanın meydana gelmesinde %25 kusurlu olduğu kabul edilerek sonuca gidilmiş ise de, ceza mahkemesinde davalı ... hakkında bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne neden olmak suçundan yapılan yargılamada, araç sürücüsü davalı ...'ın kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Her ne kadar hukuk mahkemesi hakimi ceza mahkemesi tarafından tespit edilen kusur oranı ile bağlı değil ise de maddi vakıa ile bağlı olup ceza dosyasında davalı ...'ın kırmızı ışıkta geçtiği kabul edilerek tam kusurlu olduğu tespiti yapılmış ve Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2019/13574 Esas sayılı ilamı ile ceza mahkemesi kararı onanmıştır. Hal böyle iken desteğin %25 kusurlu olduğu kabul edilerek sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Somut uyuşmazlıkta, dava açıldıktan sonra davalı ... tarafından bir kısım davacılara yapılan ödemenin vekalet ücreti takdirinde dikkate alınması gerekirken eksik inceleme ile bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın karar verilmesi hatalıdır. Davacı ...'ya yapılan 159.640,98 TL tutarındaki ödemenin davacı lehine hüküm altına alınan vekalet ücreti hesabında dikkate alınmaması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin adı geçen tüm davacılar ve davacılar vekilinin, davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ya yönelik temyiz dilekçelerinin ayrı ayrı miktardan REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle, davacılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ve davacılara iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.07.2025 gününde oy birliğiyle karar verildi.