Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/07/2011 tarih ve 2011/136-2011/136 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden vekili, borçlulardan 6 adet senetten dolayı 194.000 TL alacakları olduğunu, senetlerin vadesi gelmesine rağmen ödemede bulunmadıklarını, mal kaçırma ihtimallerinin olduğunu ileri sürerek, taşınır ve taşınmaz malları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep ve etmiştir.
Mahkemece, evrak üzerinden yapılan inceleme sonunda, hakkında ihtiyati haciz talep edilen ... ve ...’in senedi kefil sıfatıyla imzaladığı, müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatlarının bulunmadığı, BK’nun 486/1. maddesinde öngörülen şartların oluşmadığı, kefillere ödememe protestosu gönderilmediği gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin ... ve ... yönünden reddine, Şahin Tarım Ür. Ltd. Şti. ve ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
Dava, ihtiyati haciz istemine ilişkin olup; mahkemece, borçlular ... ve ...’in senedi kefil sıfatıyla imzaladığı, müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatlarının bulunmadığı gerekçesiyle, anılan borçlular yönünden ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiş ise de bonolarda da uygulanabilen TTK 613/3 üncü maddesine göre, keşidecinin imzası dışındaki her imza, aval şerhi sayılır. Aval veren kimin için taahhütte bulunmuş ise, tıpkı onun gibi sorumludur. Bonoyu düzenleyen ve onun lehine aval verene noter protestosu göndermeden ihtiyati haciz kararı verilmesi isteminde bulunulabilir.
Bu itibarla mahkemece, borçlular ... ve ... yönünden de ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar vermek gerekirken, hatalı gerekçeyle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.