SUÇLAR: Tehdit, 6136 sayılı Kanun'a Muhalefet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A- Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçundan ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 15 inci maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen suçtan dava açılmıştır.
B- Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu ... Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında;
1- Mağdur ...'e karşı tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 53 ile 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2- 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, adı geçen Kanun'un 15 inci maddesinin dördüncü fıkrası 53 ile 58 inci maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
C- Tebliğname'de sanık hakkında her iki suçtan kurulan hükümlerin onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
A- Sanığın tehdit suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteği, atılı suçu işlemediğine, müştekiyi caddede durdurarak tehdit ettiğine ilişkin kamera görüntülerinin istenmediğine, delil araştırması yapılmadığına, müştekinin tanıklarına göre karar verildiğine vesaire;
B- Sanığın 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçuna ilişkin temyiz isteği, cebindeki bıçağı hamallık yapması nedeniyle bazı taşınır malların etiketlerini ve iplerini koparmak için taşıdığında ve karakoldan içeri girdiğinde bu bıçağı kendi rızasıyla polislere teslim ettiğine vesaire; ilişkindir.
A- Tehdit Suçu Yönünden
Olay günü gündüz saatlerinde sanığın kardeşine ait kahvehanede sigara içilmesi nedeniyle mağdurun da içinde bulunduğu polis memurlarının uyguladığı idari işleme sinirlenen sanığın ... İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü önüne gittiği, görevli polis memuru mağdur ...’e “Siz bizden kan döktünüz, ben de sizden kan dökeceğim, dayımın kolunu sakat bıraktınız, bedelini sizden alacağım.” dediği, sanığın tehdit içeren bu sözlerini duyan polis memuru ...’nın sanık ve müşteki ...’in yanına geldiği, müşteki ve ...’in hakkında işlem yapmak üzere sanığın koluna girerek onu karakol binasına götürmeye çalıştıkları, sanığın ise bu esnada elini beline doğru götürmek suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen suçu işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
B- 6136 sayılı Kanun'a Muhalefet Suçu Yönünden
Olay sırasında sanığın elini attığı kemer hizası iç kısmında yarı görünür vaziyette Adli Emanetin ... sırasına kayıtlı bıçağın fark edildiği ve sanık etkisiz hale getirilerek bıçağın muhafaza altına alındığı, yapılan kriminal incelemede bıçağın 6136 sayılı Kanun kapsamında olmadığı tespit edilmiştir. Ancak Yerel Mahkemece sanığın söz konusu bıçağı tehdit amacıyla sırf saldırı veya savunmada kullanmak için taşıdığı kabul edilmiştir.
A. Sanık Hakkında 6136 Sayılı Kanuna Muhalefet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1- Sanığın Suçu İşlemediğine Yönelik Temyizi Yönünden
15.07.2015 tarihli tutanak, mağdur ve tanık polis memuru beyanları, kriminal rapor ve sanığın kovuşturma aşamasındaki savunmasında suça konu bıçağı hasımları olması sebebiyle taşıdığına ilişkin savunması karşısında, sanığın, bıçağı hamallık yapması dolayısıyla taşıdığına ilişkin temyizinin reddine karar vermek gerekmiş ve sanığın bıçağı sırf saldırı ve savunmada kullanmak amacıyla taşıdığı anlaşılmakla, hakkında mahkumiyet kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2- Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “Hükme bağlanmış.” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "Basit yargılama usulü." yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir. Tebliğname'nin onama yönündeki görüşüne bu sebeple iştirak edilmemiştir.
B. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1- Sanığın Suçu İşlemediğine Yönelik Temyizi Yönünden
15.07.2015 tarihli tutanak, mağdur ve tanık polis memuru beyanlarına göre, sanığın kardeşine ait kahvehanede sigara içilmesi nedeniyle mağdurun da içinde bulunduğu polis memurlarının uyguladığı idari işleme sinirlenen sanığın ... İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü önüne gittiği, görevli polis memuru mağdur ...’e “Siz bizden kan döktünüz, ben de sizden kan dökeceğim, dayımın kolunu sakat bıraktınız, bedelini sizden alacağım.” diyerek tehditte bulunması biçiminde gerçekleşen eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğu, beyanlar içeriğinde sanığın tehdit suçunu işlerken cebinde bulunan bıçağı kullandığına ilişkin bir anlatımın olmaması karşısında, Yerel Mahkemece sanığın eylemini silahla işlediği kabul edilerek adı geçen Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen suçtan cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. Tebliğname'nin onama yönündeki görüşüne bu sebeple iştirak edilmemiştir.
2- Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
a-) Kabule göre de, sanığa ek savunma hakkı verilmeden, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin uygulanması suretiyle CMK'nın 226/2. maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı görülmüştür.
b-) 1 numaralı bozmaya uyulması durumunda, 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir. Tebliğname'nin onama yönündeki görüşüne bu sebeple iştirak edilmemiştir.
A.Sanık Hakkında 6136 Sayılı Kanuna Muhalefet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinin 2 numaralı maddesinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ...'ın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
B. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ...'ın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2023 tarihinde karar verildi.