Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 27.09.2011 günü belirlenen saatte temyiz eden ... vekili Av.... ve ... vekili Av.... geldiler, gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 102 ada 12,46,47,48,106 ada 96,97,107 ada 229,230 ve 332 parsel sayılı sırasıyla 4294,34 m2,1250,58 m2,875,20 m2,1751,05 m2,927,58 m2,827,87 m2,928,52 m2,1064,35 m2 ve 684,87 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davacı ..., davalı ... ve ... mirasçıları adlarına paylı olarak tespit edilmiştir. Davacı ... paylaşmaya dayanarak tüm taşınmazlar hakkında, davalı ...'in payına yönelik olarak, davacı ... ... ise miras hakkına ve mahkeme hükmüne dayanarak 102 ada 12 parsel sayılı taşınmaz maliklerine yönelik dava açmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda davacı ... ...'ın davasının kabulüne, 102 ada 12 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile taşınmazın miras bırakan ... mirasçıları adlarına payları oranında tapuya tesciline, davacı ...'in davasının ise kısmen kabul kısmen reddine, dava konusu 102 ada 46,47,48,106 ada 96,97,107 ada 229,230 ve 332 parsel sayılı taşınmazların tespitlerinin iptali ile taşınmazların 48 pay kabul edilerek 32/48 payının davacı ..., 16/48 payının ise tespit gibi ... mirasçıları adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece ...'ın davasının kabulüne, davacı ...'in davasının ise kısmen kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç ve oluşturulan hüküm davadaki isteme, dosya içeriğinde toplanan delillere ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
HUMK’nun 74. maddesi hükmüne göre mahkeme, tarafların iddia ve savunmaları ve talepleri ile bağlıdır. Kural olarak mahkemenin istekten fazlasına veya başka bir şeye hükmetmesi olanak dışıdır.
Somut olaya gelince, davacı ... ...’ın davasını sadece kendi miras payına yönelik olarak açtığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 29 uncu maddesinin verdiği yetkiye dayanarak tereke adına dava açmadığı, dava ve temyize konu 102 ada 12,46,47,48,106 ada 96,97,107 ada 229,230 ve 332 parsel sayılı taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı olan babaları ...’ten kaldığı, adı geçenin ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın da yapılmadığı mahkemece yapılan keşif ve uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Hal böyle olunca davacı ... ...’ın 102 ada 12 parsel sayılı taşınmaza yönelik davasının taleple bağlı kalınarak miras payı ile sınırlı olarak çözümlenmesi, kalan payların ise tespit malikleri üzerinde bırakılması gerekirken bu parsel yönünden talep aşılarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, ispat yükü üzerinde olan davacı ...’in paylaşımı kanıtlayamadığı gözetilerek bu davacı tarafından açılan davanın tümü ile reddine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması dahi isabetsiz, davacı ... ve davalı ...’in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen temyiz harçlarının istek halinde ilgilisine iadesine, Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davacı ... yararına takdir ve tespit olunan 825,00 TL vekalet ücretinin davacı ... ...’tan alınarak davacı ...’e verilmesine, 10.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.