İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine vaki itiraz üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, tahliye ve icra inkar tazminatının tahsili isteminde bulunmuştur. Mahkemece, itirazın kaldırılmasına, tahliye ve icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi üzerine karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin icra inkar tazminatına ilişkin temyizine gelince;
Davacı vekili, kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine vaki itiraz üzerine itirazın kaldırılması, tahliye ve icra inkar tazminatı isteminde bulunmuştur.
İİK.'nun 269/d maddesi yoluyla uygulanması gereken aynı kanunun 68/son maddesi uyarınca, itirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde borçlunun, talebin aynı nedenlerle reddi halinde alacaklının diğer tarafın talebi üzerine yüzde kırktan aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edileceği belirtildiğinden, davacı vekili de dava dilekçesinde icra inkar tazminatı isteğinde bulunduğundan, kabul edilen asıl alacak üzerinden talep doğrultusunda davacı yararına icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yukarda 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın icra inkar tazminatı yönünden BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 10.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.